30 Temmuz 2011 Cumartesi

Mobius'tan dolar uyarısı

Mobius, dolar ve ABD tahvili'nin artık güvenli liman olmadıklarını söyledi.
Mark Mobius, CNBC'ye yaptığı açıklamada ABD Doları ve Hazine kağıtlarını devam eden borçlanma tavanı anlaşmazlığı nedeniyle artık global finansal krizde olduğu gibi güvenli limanlar olmadıklarını söyledi.

Templeton Emerging Markets Group'un yönetici başkanı olan Mobius, gelişmekte olan piyasaların şu anda daha güvenli yatırımlar olduklarını vurgulayarak, "ABD ve Batı Avrupa'daki borç krizi gelişmekte olan piyasaları çok güçlü bir pozisyona sokuyor, çünkü gelişmekte olan piyasaların borç/GSYH oranları gelişmiş ülkelerinkinden çok daha düşükve döviz rezervleri gelişmiş ülkelerinkinden daha büyük" diye konuştu.

Gelişmekte olan piyasa hisse senetlerine doğru kaymanın devam edeceğini öngören Mobius, emtaia ve altında da yukarı hareketin devam edeceği görüşünde.

Altında yeni rekor

Uluslararası piyasada altının ons fiyatı 1.632,91 dolara kadar çıkarak yeni bir rekor kırdı.
Direnç olarak görünen 1,630 dolar seviyelerini önceki gün zorlayan ama geçemeyen altın, bir günlük aradan sonra rekorlarına devam etti. Dün 1.615,40 dolardan kapanan altının ons fiyatı bugün öğle saatlerine kadar 1.610,72 dolar seviyelerine kadar inmesine rağmen öğleden sonra 1.630 dolar seviyelerini geçmeyi başardı.

Akşam saatlerine doğru 1.632,91 dolara kadar çıkan altının ons fiyatı saat 17.00 itibariyle 1.630,30 dolar seviyelerinde işlem görüyor.

Altın uluslararası piyasada en son 1.628,76 dolarla önceki gün kırılmıştı.

İstanbul serbest piyasada Cumhuriyet altını ise, saat 17:00 itibari ile 592 TL'den satılıyor.

29 Temmuz 2011 Cuma

ABD haftalık pamuk ihracat rakamları

ABD haftalık ihracat rakamları (14-21 Temmuz 2011) Temmuz ayının üçüncü haftasında, Upland pamuk satış (gönderi) verilerinde iptallerin yoğunluğu gözlenmekte. Upland pamuk yeni satışlar; +11.100 balya olurken iptaller -75.300 balya oldu (-64.200 balya). Çin +3.500 balya alım -73.500 balya iptal, Tayland +1.400 balya alım -300 balya iptal, Kore +300 balya alım -700 balya iptal, Endonezya +200 balya alım -400 balya iptal ederken, Türkiye alım ve iptal işlemi bu hafta olmadı.

Pima pamuk satışı +100 balya oldu.

Bu hafta yayınlanan ileriye dönük yeni satış bağlantılarında; +104.700 balya Upland pamuk anlaşmaları gerçekleşti. İleriye dönük satışlarda Çin +111.800 balya, Endonezya -1.100 balya, Kore -2.100 balya, Pakistan -1.400 balya, Vietnam +2.200 balya alım bağlantısı yaparken , Kore (-5.800 balya) ve Pakistan (-4.200 balya) ileriye dönük alımlarında iptaller gerçekleştirdi.

Ziraatçılar pamuk fiyatlarını masaya yatırdı

Aydın Ziraat Odalarının İl Koordinasyon Kurul toplantısı Didimde gerçekleştirildi. Didim Ziraat Odası öncülüğünde gerçekleştirilen toplantıda son aylarda düşüşe geçen pamuk fiyatları ele alınırken, pamukta fiyat düşüşünün nedeniyle ilgili olarak 1 Ağustos Pazartesi günü İzmir Ticaret borsasında yapılacak toplantıya katılma kararı alındı. Didim Ticaret Odası salonunda yapılan toplantıya Aydın Ziraat Odası Başkanı Rıza Posacı başkanlık ederken, toplantıya Didim İlçe Tarım Müdürü İsmail Efede katıldı.

Didim Ziraat Odası öncülüğünde gerçekleşen toplantıya Karpuzlu ve Kuyucak Ziraat odası başkanlarının haricinde tüm Oda başkanları katıldı. Toplantı öncesinde Didim İlçe Tarım Müdürü İsmail Efe, Didimin tarımsal faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Ardından toplantıya geçilirken toplantıda Pamukta yaşanan Olağanüstü düşüş, gündemde ele alındı.

Pamukta yaşanan bir takım hastalıklardan dolayı zirai mücadelenin artmasıyla 1 kilogram kütlü pamuğun maliyetinin 2 lira dayandığını söyleyen çiftçi temsilcileri, pamuk fiyatında yaşanan düşüşün biran evvel önüne geçilmemesi halinde, önümüzdeki yıllarda üreticinin tekrar pamuktan uzaklaşacağı ifade ettiler.

1.5 Saat süren Koordinasyon Kurulu toplantısının ardından gazetecilere açıklama yapan Aydın Ziraat Odası Başkanı Rıza Posacı borsa fiyatlarında düşüşün olduğunu ve son bir ayda pamuk fiyatlarının dip yaptığının altını çizerken Pamuk fiyatlarının yüksek seyretmesinden dolayı ekim alanları arttı. Ancak sürpriz bir şekilde Borsa fiyatlarında büyük düşüş yaşandı. Ne değişti de, son bir ay içerisinde pamuk fiyatları adeta dip yaptı? Pamuk üretiminin sürdürülebilmesi ve pamukta yaşanan fiyat düşüşünün önüne nasıl geçilebileceği yönünde pazartesi günü İzmir Ticaret Borsasında yapılacak olan toplantıya katılma kararı aldık. Yapılacak toplantıda pamukta yaşanan düşüşün nedenleri nelerdir ve düşüşün önüne geçilmesi için neler yapılabilir in arayışını yapacağız dedi.

Devletin 2011 yılı kütlü pamuk desteklemeleri için ön gördüğü 42 kuruşluk rakamın, pamuk fiyatının Borsada 7 liraları gördüğü dönemde yeterli olduğunu hatırlatan Posacı şunları kaydetti; Birkaç ay öncesine kadar bir kilo pamuk fiyatı Borsada 7 lirayı aşmıştı. Buna paralel olarak ta açıklanan 42 kuruşluk destekleme primi yeterliydi. Fakat pamuğun Borsada 3 lira 70 kuruşlara gerilemesi ve birde üreticilerimizin ek masraflarla pamuk üretim maliyetinin 2 liralara dayanması hesapları altüst etti. Bu nedenle de 42 kuruşluk primi kabullenmemiz mümkün değil. Bu konuyu da önce İzmirde yapılacak toplantıya, ardından da Ankaraya taşımayı düşünüyoruz ifadelerine yer verdi.

Bakır fiyatları yükselebilir

Dünyadaki bakır arzının talebi karşılayamayacağı beklentisiyle New York'ta bakır fiyatları yükselebilir.
Eylül vadeli bakır, New York Comex'te yüzde 0.4 kadar yükselişin ardından ufak değişimle 4.445 dolar/lb oldu. 3 ay vadeli bakır, Londra Metal Borsası'nda ton başına 9,767 dolar oldu.

International Copper Study Group'a göre, bu yıl dünyada bakır talebinin üretimi 377,000 ton aşması bekleniyor. Öte yandan HSBC, geçtiğimiz hafta 2011 bakır üretiminde 143,000 ton açık olacağı tahmininde bulundu.

Şili'deki bir bakır madeninde yedinci gününe giren grev de bakır fiyatlarının artışında etkili oldu. Dünyanın en büyük maden şirketlerinden Kazakhmys ve OAO GMK Norilsk Nickel'in daha düşük üretim olacağını açıklaması da fiyatların yükselmesine nedne olabilir.

28 Temmuz 2011 Perşembe

Altında Beklentiler

Dün 1628 Dolar Ons seviyesi ile yeni bir zirveye ulaştıktan sonra hız kesen ons fiyatı, bugün de güçlenen dolar ve fonlardan gelen kâr satışlarıyla dar aralıktaki dalgalı seyrini sürdürebilir. Olumsuz ekonomik gelişmeler altında yansıma bulabilir. Teknik olarak altın 1613-1625 Dolar/Ons bandındaki dalgalı seyrini sürdürecektir.

Altın Fiyatları 28.07.2011

 AlışSatışÖnceki S.DeğişimSaat
24 Ayar Altın Fiyatı86,386,6586,65%019:45
Altın / Ons Fiyatı1611,61612,31612,3%019:45
Altın Kg / Dolar Fiyatı515005152051520%019:45
22 Ayar Altın Fiyatı78,5379,3779,37%019:45
14 Ayar Altın Fiyatı50,0550,6950,69%019:45
Çeyrek Altın Fiyatı138,22142,07142,07%019:45
Yarım Altın Fiyatı275,43281,15281,15%019:45
Tam Altın Fiyatı550,73563,29563,29%019:45
İkibuçuklu Altın Fiyatı1.381,801.404,731.404,73%019:45
Beşli Altın Fiyatı2.762,602.805,472.805,47%019:45
Kalın Çeyrek Altın142,90146,39146,69%019:45
Kalın Yarım Altın285,29289,58289,58%019:45
Kalın Tam Altın569,88578,86578,86%019:45
Kalın İkibuçuklu1.424,151.446,991.446,99%019:45
Kalın Beşli Altın2.848,102.888,882.888,88%019:45

Yata yata değeri katlandı!

Rekor kıran altın fiyatları, yastık altı altın yatırımcısını da zengin etti.
Avrupa’da borç krizinin Yunanistan’dan sonra İtalya’ya sıçraması ve Euro Bölgesi’nin dağılabileceğine yönelik senaryoların fiyatlanmaya başlanmasına ABD’deki borç limiti sorunu da eklenince uıluslararası piyasalarda altının ons fiyatını da 1620 doların üzerine çıkarınca, altına yatırım yapan Türk halkı da oturduğu yerden zenginleşti.

Habertürk'ün haberine göre dışardaki krizin Türkiye’ye de yüksek cari açığı üzerinden etkileyebileceğinin tartışılmaya başlanması, bu ayın başında 1.60 TL seviyesinde olan doları, 1.70 TL’nin üzerine çıkarırken, 1 Temmuz’da 77 TL olan gram altının fiyatının da 90 TL’ye dayanması, en çok yastık altı yatırımcısına yaradı. Türkiye’deki yastık altı altın miktarı tam olarak bilinmemekle birlikte İstanbul Altın Borsası ve İstanbul Altın Rafinerisi’nin tahminlerine göre Türkiye’de yastık altında 5 bin ton civarında altın bulunuyor. Bu altının toplam parasal değeri altının gram fiyatının 71 TL seviyesinde olduğu bu yılın başında 357 milyar TL idi. Diğer bir deyişle dolar kurunun 1.55 TL seviyesinde olduğu yılbaşında yastık altında 230 milyar dolarlık altın bulunuyordu.

Altın fiyatlarındaki “büyük ralli” öncesi olan 1 Temmuz’da gram altın 77 TL, yastık altındaki toplam tutar ise 385 milyar TL’ye ulaşmıştı.

444 MİLYAR TL OLDU
Son 3 haftalık süreçte altının onsunun 1620 doları geçmesi, gramının ise 90 TL’ye dayanmasıyla altın yatırımını yastık altında tutan Türk halkının serveti de 261 milyar dolara (444 milyar TL) fırladı. Yaklaşık 3 haftalık bu süreçte yastıkaltındaki altının değeri TL cinsinden 59 milyar TL, dolar olarak ise 21 milyar dolar birden artış göstermiş oldu.

REKORA RAĞMEN ÇÖZÜLMÜYOR
Altın fiyatlarının tarihi seviyelerine ulaşmasına rağmen yastık altı altında herhangi bir çözülme gözlenmiyor. Türkiye tarihinde ilk defa kriz nedeniyle ve fiyatların zirveye ulaştığı beklentisiyle 2008 yılı son çeyreği ve 2009 yılı ilk çeyreğinde yastık altında ciddi bir çözülme olduğunu ve 400 tonluk altın satıldığını belirten uzmanlar, şu anda söz konusu dönemlerdekine benzer bir satış olmadığına hatta düğün mevsiminin de etkisiyle talebin belirli bir oranda devam ettiğine dikkat çekiyorlar.

Temmuz ayı başından bu yana geçen 3,5 haftalık süreçte yaşananların tam tersi olarak gram altın fiyatının 54 TL’ye çıktığı 2009 yıllı başında yastık altında belirli bir miktarda çözülme yaşanmıştı. Diğer yatırım araçlarının getirisinin düşük olması ve altın konusunda sürekli “Daha da çıkacak” beklentisinin canlı tutulduğuna değinen uzmanlar, bu beklenti senaryolarına karşın dolardaki hızlı yükselişin durması ve yeniden 1.60 TL seviyesine inmesi durumunda altın fiyatlarının da bir miktar düşme olasılığının bulunduğunun altını çiziyor.

27 Temmuz 2011 Çarşamba

Acaba altından ne rekorlar çıkacak!

Yıllardır yükseliş trendini koruyan ve yatırımcısını hep sevindiren altın, riskten kaçan paranın güvenli limanı olma özelliğini sürdürüyor. Özellikle 2008 krizinden sonra global ekonomideki hipertansiyonun bir türlü kontrol altına alınamaması bu limana kaçışı her geçen gün hızlandırıyor. Son günlerde fiyat hareketlerindeki agresif seyir de bunun ispatı. Elbette, bu değerli metalin karşısına bazı rakipler çıkabiliyor. Gümüş, pamuk ve İsviçre Frangı gibi.
Fakat, hemen hemen son 10 yıldır aralıksız yükselen bu madeni tahtından edecek bir rakipten söz etmek için ise erken. Altın, özellikle dolardaki zayıf seyrin, Euro Bölgesi'ne yönelik kaygıların etkisiyle tırmanışını sürdürüyor. Fakat bundan soraki süreçte altındaki yükselişin sürüp sürmeyeceği asıl merak edilen konuların başında yer alıyor. Bu nedenle öncelikle yabancı fonların yatırım stratejini ve altına yönelik beklentilerini, tahminlerini tespit etmeye çalıştık. Ayrıca, altının kalbinin attığı yer olan Kapalıçarşı esnafının da beklentilerini öğrenmeye çalıştık. Her iki taraf da 'yükseliş bir süre daha devam edecek' diyor....

DÜZELTMELER KAÇINILMAZ!
Kısaca rakamlarla özetleyecek olursak; altın yılbaşından sonra yüzde 22'ye yakın değer kazandı. 1.626 dolar/ons'u görerek rekor kıran sarı metal, yurt içinde ise özellikle dolar kurundaki artışa bağlı olarak sert yükseldi. 24 ayar altının gramı 90 lirayı aşarken daha üç ay önce 115 lira seviyelerinde bulunan çeyrek altın 150 liranın üzerine çıktı ve Cumhuriyet Altını da 608 lirayı test etti. Elbette bu yükseliş (daha önceki hareketlerin tekrarı gibi) kâr realizasyonunu beraberinde getirecektir. Hatırlayalım; Mayıs ayı başında 1.563 dolar olan altının ons fiyatı 3 gün sonra 1.480 dolara gerilemişti. Yine aynı şekilde 22 Haziran'da 1.554 dolardan dönen altın, 5 gün sonra 1.492 dolara düştü. Genelde bu düzeltmeler 60-80 dolar aralığında gerçekleşiyor. Fakat bu düzeltmelerin ardından ibre tekrar yukarı dönüyor. Ara ara kâr realizasyonu beklemekte fayda var.
Altının bugünlerde ulaştığı seviye bir çok yatırımcıya satış için cazip bir fiyat imkanı sunuyor. Ki bu yükselişi inanılmaz seviyeler olarak gören bir çok fiziki altın sahibi yatırımcı kuyumculara akın etti. Ve gırtlağına kadar altına gömülen kuyumcuda para suyunu çekti. Evet son günlerde olanlar bu! Diğer yandan yükselişin daha da süreceği beklentisine sahip yatırımcılar panik alımlar yapıyor. Bazı bankaların altın limitleri de bu nedenle geçtiğimiz günlerde bitiş sinyali vermişti.

TAHMİNLER YÜKSELİŞ YÖNÜNDE REVİZE EDİLDİ!
Bin 600 dolarlık inanılmaz seviye ayrıca, 2011 ve sonrasına yönelik tahminlerin revize edilmesine neden oldu. Bu revizyon ise genel itibariyle artış yönünde. Fakat, önümüzdeki yıllarda, global ekonmide büyümeye yönelik iyileşmelerle birlikte altın fiyatlarında bir miktar düşüşü de öngörenler var.

En son tahminde bulunan yatırım bankasından başlayalım. Dün bir açıklama yapan Morgan Stanley, altın için fiyat tahminlerini 2011 yılı ve önümüzdeki beş yıl için artırdı. Banka, güvenli liman niteliğindeki metallere yönelik talebin yoğunlaşması ile birlikte fiyat tahminlerinde yüzde 24'e varan artışlar gerçekleştirdi.

Morgan Stanley, ABD’nin gelecek hafta temerrüde düşebileceği endişeleri ile rekor seviyeye yükselen altının, bu yıl ortalama ons başına 1.511 dolardan işlem göreceği tahmininde bulundu. Bu, önceki tahminin yüzde 8 üzerinde bir seviyeyi işaret ediyor. Banka, altın fiyatlarının 2012'de ortalama 1,624 dolar, 2013'te 1,550 dolar, 2014'te 1,450 dolar, 2015'te 1,300 dolar ve 2016'da 1,150 dolar seviyelerinde olacağı tahminini yaptı. Tüm bu seviyeler, bankanın önceki tahminlerinin üzerinde gerçekleşti.

BNP Paribas da altın tahminlerini artıranlar arasında yer alıyor. Buna göre altının fiyatı bu yıl ortalama 1.510 dolar olacak. 2012'de ise ortalama fiyat 1.600 dolar seviyelerinde gerçekleşecek.

Reuters'ın son anketine göre ortalama fiyat tahmini ise 1,453 dolardan 1,510 dolara çıktı. Ankete katılan 52 uzman gelecek yıl için ise altının ortalama fiyatını 1,575 dolar olarak öngörüyor.

Altın bireysel yatırımcı kadar, büyük fonların, bankların ve hükümetlerin de yatırım aracı haline geldi. Dolardaki aşırı değer kaybı ülkeleri bu para birimlerinden uzaklaştırırken yeni bir ortak para biriminden sıkça söz ediliyor. Bunun ise altına dayalı bir sistem olabileceği konuşulanlar arasında...
Milyar dolarların döndüğü bu altın arenasında çok fazla araştırma yapılıyor. Ve gelecek döneme ilişkin sayısız tahmin çıkarılıyor. İşte son dönemde yayımlanan raporlara göre bazı tahminleri sizin için derledik. Bunlardan en önemlisi Londra Külçe Piyasası Birliği'nin 2011 yılına ilişkin altın tahmini araştırması. Bu araştırmaya göre altın bu yıl içinde en yüksek 1.850 doları da görebilir. Fakat ortalama bazında ise en yüksek 1.633 dolar öngörülüyor. Ki neredeyse bu seviyeye ulaşıldı. Tabi bu ortalama bir fiyat.

HEDEF FİYAT 1.700 DOLAR
Öte yandan, altın piyasasının nabzının tutan ve büyük fonları yöneten kişilerle temasta olan GoldAlert'in elde ettiği güncel tahminlere göre ise altında hedef fiyat 1.700 dolar seviyelerine oluşuyor. Bu tahmin çalışmasında yer alan uzmanların çoğu altında yükseliş öngörüyor.

BİLAL EMİN TURAN
HABERTURK.COM

Altının gram fiyatı hesaplama formülü

BU FORMÜLÜ UNUTMAYIN!
Daha önceden de hatırlanacağı üzere altın yurtdışında rekor üstüne rekor kırarken yurtiçi altın piyasasında yaprak kımıldamıyor ve altın fiyatları yerinde sayıyordu. İşte bunun nedeni değerli TL'ydi. Fakat ne zaman ki TL, dolar karşısında değer yitirmeye başladı, işte o andan itibaren gram altının fiyatı yeni rekor seviyeleri gördü. O yüzden, altın fiyatlarını hesaplarken mutlka bu formülü de göz önünde bulundurun!

TL BAZINDA ALTININ GRAM FİYATI=
(DOLAR BAZINDA ALTININ ONS FİYATI*DOLAR/TL KURU)/31,103

BUGÜNKÜ DEĞERLERLE BİR ÖRNEK:

88,81 LİRA=(1624*1,7010)/31,103

EĞER TL, DAHA FAZLA DEĞER KAYBEDERSE FİYAT NASIL DEĞİŞİR?
TL'nin dolar karşısında bir miktar daha değer kaybetmesi hatta 1.80 lirayı görmesi bekleniyor. Eğer bu gerçekleşirse bugünkü ons fiyatından altının gramı 94 lirayı geçebilecek. Tam tersi durumda yani dolar, 1.65 liraya gelir ve altın yine 1.615 dolarda durursa altının gram fiyatı 85 liraya gerileyebilir. Kısacası altının ons fiyatı TL ile altın alıp satanlar için tek gösterge değil. Altının ons fiyatı yüzde 5 artarken dolar/TL kuru da yüzde 5 artarsa yüzde 10'luk bir artış gerçekleşiyor. Yani bu iki değişken çok yakından izlenmeli.

Uzmanlar altında yönü yukarı görüyor

Hafta başından beri kur tarafında yaşanan hareketliliğin sakinleşmesinden sonra piyasalarda yeniden altın rüzgarı esmeye başladı. Uzmanlar, hurriyet.com.tr'ye yaptığı değerlendirmelerde altındaki uzun süreli yükselişin devam edeceğine işaret ederken, kısa vadede gelecek satışlar için ise yatırımcıları uyarıyor.

Altının onsu bugünkü işlemlerde 1,625 doları görerek tarihi rekorunu tazeledi. Bu artışa paralel olarak içeride de yüksek fiyatlar seviyesini koruyor. Cumhuriyet altını 610 liradan satış satılırken, çeyrek altın ise 150 liradan alıcı buluyor.

Altının tarihi zirvesini kırması, yatırımcılarda daha nereye kadar yükselecek sorusunu da beraberinde getiriyor.

Daha yüksek seviyelere de çıkabilir

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, daha önce bu seviyelerin görülmemesi nedeniyle henüz bir trend oluşmadığına dikka çekerken, değil. teknik olarak altının onsu 1,635 doları görebileceğini ve yükselişin yönünü ABD'deki gelişmelerin şekillendirdiğini söyledi.
Emek KAPLANGİLhurriyet.com.tr

Yıldırımtürk şöyle devam etti, "Doların gerilemesine paralel olarak, spekülatif hareketlerin varlığı yukarı yönlü bir seyir yaratıyor.

Altın daha yüksek seviyelere de çıkabilir. Ancak, ABD'den bütçe tavanının artırılmasıyla ilgili olumlu bir haber gelmesiyle sert bir düşüş de yaşanabilir. Böyle bir durumda düşüşün kısa vadeli ve sert olacağını düşünüyorum. Sırasıyla 1,600 dolar ile 1,585 dolar test edilebilir. Asıl düşüş ise ortamın daha da iyileştirilmesi, faiz artışlarının gelmesi ve likidite daralmasıyla görülür".

DÜZELTME GECİKTİ

Troy Kıymetli Madenler'den Cumhur Taşdelen de altının normal şartlarda bu hızlı çıkışlarda bir düzeltme yaptığını ancak bu sefer geciktiğini söyledi. Taşdelen de 1,700 doların üzerinin büyük olasılıkla görüleceğini belirtirken, yükseliş için ABD tarafında borç tavanının yükseltilmesi konusunun çözülmemesine işaret etti.

Taşdelen şunları söyledi, "ABD'nin temerrüde düşme ihtimali ortadan kalkmış değil. İkinci olarak da Avrupa'da Yunanistan, Portekiz ve İrlanda için kurtarma paketi oluşturuldu ancak buzdağının görünmeyen kısmında İtalya, İspanya ve hatta Fransa için riskler bulunuyor. Buzdağının görünmeyen kısmıyla ilgili sorun henüz çözülmedi. Bu nedenle altındaki yükselişin sürmesi olağan.

Yıl sonunda 1,700 doların üzerinde olmasını büyük ihtimal görüyorum. 2,000 dolarların olma ihtimali de elbette bulunuyor. Çünkü özellikle AB'deki sorunlar kısa vadeli değil. Kısa vadede ise 1,650 beklentisi var. Bu psikolojik sınırı kıracağını düşünüyoruz. Uzun vadede yükseliş devam edecek. Yatırımcılar da bu beklenti oluştu.

1,550 DOLARA KADAR ÇEKİLEBİLİR

Bu seviyeden alım önermediğini de ifade eden Taşdelen, 1,600 doların üzerinde bir düzeltme beklendiğini ancak bu kısa sürdüğünü şimdi ciddi bir düzeltme beklediklerini söyledi. Taşdelen 1,650 doların üzerinde bir kar realizasyonu yaşanabileceğine dikkat çekerken, Ciddi düzeltmede 1,550'nin altına gelinebileceğini belirtti.

Sektörde faaliyet gösteren temsilcileri ise altın için daha iyimser beklentiler taşıyor. Şu anda 88 lira olan gram altın fiyatının, yıl sonu itibariyle 100 lirayı görmesini bekleyen sektörden isimler, ons fiyatı için de 2,000 dolar telaffuz ediyor.

ALTININ GRAMI 100 LİRA OLACAK

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ankara Kuyumcular Odası Başkanı Hasan Cavuşculu, "Yıl sonu için 2012 ilk çeyreğinde altının gramı kesin 100 lira olacak. Aynı dönemde ons fiyatı içinde tahminimiz de 2,000 dolar olabileceği yönünde. Küresel çapta bakıldığında Ortadoğu’da yaşanan siyasi tansiyonun, benzer olayların dünyanın başka yerlerinde de olabileceğinin sinyali olarak görüyoruz. AB'deki sıkıntıların da devam edeceği öngörüsüyle, yatırımcıların bu kırılgan ortamda güvenli liman olan altına talebin devam edeceğini düşünüyorum" dedi.

Çavuşculu şöyle devam etti, "Altın zaman zaman geri de gelebilir. Altını tasarruf amacıyla alıp, 2011'in sonu ve 2012'nin ilk çeyreğine kadar tutabilecek olan yatırımcılara tavsiye ediyoruz. Vatandaş elindeki altın yatırımı piyasaya bakıp yapmamalı. Bu bir tasarruf aracıdır gerçekten ihtiyacı olduğunda satmalı."

Emek Kaplangil / hurriyet.com.tr

Pamuk Bülteni Temmuz-2011

Zayıf talep pamuk piyasalarının ilk göze çarpan özelliği olmaya devam ediyor. Fiziksel piyasalarda işletmelerin satın alma aktivitesi genelde seyrek olarak nitelenmekte. Atıl kapasite ve biriken iplik stokları ile ilgili raporlar yaygın olarak mevcut. Vadeli işlemlere katılımı belirten New York vadeli işlemler borsasındaki açık ilgi, dünya ekonomisinin resesyonun pençesinde olduğu 2009 yılının sonbaharından beri gorülmeyen seviyelere düştü. Satınalma aktivitesindeki azalma ile birlikte Aralık vadeli kontratlar son işlemlerde oldukça sert dülşerken 113 cent/lb’deki önemli direnci kırdı ve Ocak ayından beri gördüğü en düşük seviyeden kapandı.

Fiyatlardaki son düşüşler arzın göreceli olarak dar olmasına rağmen gerçekleşti. Yeterli sayıda (en az beş) tüccar kotasyonu olmamasından dolayı A Endeksi 9 Haziran’dan beri yayınlanmıyor. A Endeksinin 45 yıllık tarihinde hasat yılının bitimine yakın kapanması sadece üçüncü kez meydana geldi. A Endeksi geçen hasat yılında da bu hasat yılından yaklaşık iki hafta sonraki zamanda kapanmıştı.

2010/11 boyunca dar arzdan kaynaklanan yüksek fiyatların 2011/12’de piyasa esaslarına bağlı darlığı gevşetmesi bekleniyor. Fiyatların darlığı gevşetmesinin bir yolu da talebi düşürmektir. Son ABD Tarım Bakanlığı raporunda 2010/11 dünya tüketim tahmini, büyük ölçüde Çin’in tüketimindeki 500.000 balyalık düşüşüne bağlı olarak, 577.000 balya azaltıldı. 2011/12 tahminleri de düşerken tünya tüketim rakamı 2,2 milyon balya azaltılarak 119,0 milyondan 116,7 milyona geriledi. Tüketim tahminlerinde ülke bazında yukarı yönlü düzeltme yapılmadı. Önemli miktarda aşağı yönlü düzeltmelerin görüldüğü ülkeler arasında Çin (-1,0 milyon balya), Hindistan (-500.000), Pakistan (-250.000) ve Türkiye (-100.000 balya) bulunuyor.

Fiyatların esaslara bağlı darlığı gevşetmesinin diğer yolu da ilave pamuk ekim alanını ve üretimi motive etmektir.Şubat ayında yayınlanan (127,5 milyon balyalık) ilk tahminlerden sonra düşüşlerin yapılmasına rağmen 2011/12 için mevcut 123,2 milyon balyalık tahmin 2006/07 yılındaki 121,8 milyonluk üretimin de 1,3 milyon balya üstünde kalarak şu ana kadarki en büyük rakamı temsil etmekte. Dünya üretim tahminlerinin geçen birkaç ayda düşmesinin bir sebebi ABD’deki yetişme şartlarının bozulması oldu. ABD Tarım Bakanlığı Haziran Ekim Alanı Raporuna göre ekili alanların %25 artmasına rağmen 2011/12’deki ABD üretiminin 2010/11’den %12 daha az olması bekleniyor. 2011/12’deki ekili alanların %57’sinin bulunduğu Texas’taki kuraklık kayıtlardaki en kötü kuraklık olarak yerini aldı.

Hem dünya üretim hem de dünya tüketim tahminlerindeki düşüşler daha düşük ticari tahminlere sebep oldu. 2010/11 için dünya ihracat rakamı 490.000 balya azaltılarak 35,9 milyondan 35,4 milyona gerilerken 2011/12 için dünya ihracat tahmini 1,1 milyon balya düşürülerek 39,4 milyondan 38,3 milyona geriledi. Dünya rakamlarına her iki hasat yılı için de yapılan azaltmalar büyük ölçüde ABD ihracatları için yapılan düşük tahminlerin sonucu oldu. Yavaşlayan talep beklentiklarinden dolayı 2010/11 ABD ihracat rakamı 500.000 balya düşerek 15,0 milyondan 14,5 milyon balyaya geriledi. Daha küçük hasattan dolayı ihraç edilebilir arzın azalmasıyla ABD 2011/12 ihracat rakamı 1,0 ilyon balya azaltılarak 13,0 milyonda 12,0 milyona geriledi.

Talebin zayıf olmasına rağmen satınalma aktivitesi niheyetinde yeniden ortaya çıkacaktır. Piyasanın altındaki desteklerden biri Çin hükümetinin talebidir. Birkaç ay önce Çin rezervlerindeki açığın A Endeks karşılığı 120 cent/lb ve bunun da Vadeli fiyatlardaki yansıması 100 cent/lb olan fiyatlardan yeniden tedarik edileceği açıklanmıştı. Çin’deki yeniden stoklamanın ötesine bakarsak talep manzarası daha da zor görünüyor. Neredeyse tüm gelişmiş ekonomileri içine alan geleneksel nihai kullanım pazarlarındaki ekonomik şartlar zayıf durumda korurken tüketicilerin de önümüzdeki aylarda yükselecek perakende fiyatlarına tepkisi merak konusu olmaya devam ediyor. Nihai tüketimde artış gelişen ekonomilerde beklenebilir ancak buralarda da elyafta nekadar ikamenin yapılacağı soru işareti olmaya devam ediyor. Sonuç olarak bu soruların cevapları 2011/12 boyunca fiyat seviyelerini etkileyecektir.

Palladyum 900 dolara yükselebilir

China International Capital Corp., palladyumun yıl sonuna kadar 900 dolara çıkabileceği tahmininde bulundu.
China International Capital Corp.'un araştırma müdürü Janet Kong, Japon oto üreticilerinin Mart ayındaki depremden sonra toparlanması ile birlikte endüstriyel metallere yönelik talebin artmasının etkisiyle, palladyum fiyatlarının 900 dolra yükselebileceği tahmininde bulundu.

Kong, "Altın ile karşılaştırıldığında, arz ve talep temel göstergelerinden dolayı, platin grubu metallerinde daha fazla yükseliş beklentisi taşıyoruz" dedi ve "Japonya'da otomobil endüstrisinin, depremin yarattığı hasardan, piyasanın önceden algıladığından daha hızlı toparlanabilecek ve bunun da otokatalitik üretiminde kullanılan platin grubu metallere yönelik talebi güçlendirebilecek olmasından dolayı, talebin bu yıl arzı aşacağını tahmin ediyoruz" yorumunda bulundu.

Altın yine rekorla başladı

Uluslararası piyasada altının ons fiyatı, 1.625,66 dolara çıkarak rekorunu yeniledi.
Altın direnç olarak kabul edilen 1,623 doların da üstüne çıkarak rekor kırmayı sürdürüyor. Geçen haftayı 1.601,41 dolardan tamamlayan altının ons fiyatı pazartesi günü 1.623,88 dolara çıkarak yeni bir rekor kırdıktan sonra dün 1.610 doların üstünde bir seyir izledi.

Bugün açılıştan itibaren yüksek bir seyir izleyen altın 1.617,80-1.625,66 aralığında hareket ediyor.

Uluslararası piyasada altının ons fiyatı saat 09.45 itibariyle 1.622,27 dolara gerilemiş bulunuyor.

26 Temmuz 2011 Salı

Frank, dolar karşısında coştu

İsviçre frangı dolar karşısında bugün de tarihinin en yüksek seviyelerine çıktı.
ABD doları, ABD Başkanı Barack Obama'nın, borç limitinin yükseltilememesi durumunda, ekonominin derin bir krize gireceği uyarısında bulunmasının ardından önemli para birimleri karşısında değer kaybetti.

ABD para birimi, 2 Ağutos'taki son tarihe kadar 14.3 trilyon dolarlık borçlanma limitininin artırılamayabileceği endişeleri ile, yen karşısında Mart ayından bu yana ilk kez 78 yen seviyesinin altına düştü ve İsviçre frangı karşısında ise tarihinin en düşük seviyesine geriledi. Sterlin euro karşısında, İngiltere ekonomisinin iki çeyrek üst üste büyümesinin ardından, son iki haftanın en düşük seviyesinden yükseldi. İsveç kronu, üretici fiyatlarının yükselmesinin etkisi ile değer kazandı. Çin'de yuan dolar karşısında son 17 yılın en yüksek seviyesine çıktı.

Nordea Bank AB'nin Kopenhag ofisinden şef döviz stratejisti Niels Christensen, "Belirsizlik dolar için olumsuz bir faktör" dedi ve "Daha fazla haber gelene dek, bekleyişlerin değişeceğini düşünmüyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Dolar yen karşısında yüzde 0.3 değer kaybederek, New York saati ile 07:02'de 78.06 seviyesine geriledi. Parite 77.90 yen seviyesine kadar inerek 17 Mart'tan bu yana en düşük seviyesini görmüştü. Dolar İsviçre frangı karşısında yüzde 0.5 düşerek 80.23 santim seviyesinde işlem görüyordu. Dolar frank karşısında 79.98 santime kadar inerek tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi. Dolar euro karşısında yüzde 0.7 düşerek, euro başına 1.4478 dolar seviyesine indi. Parite güniçinde 1.4522 doları gördü ve dolar 5 Temmuz'dan bu yana en düşük seviyesine geriledi.

Petrol 100 doların üstünde

ABD'de olumlu gelen verilerin etkisiyle petrol fiyatları altı haftanın en yüksek seviyesine çıktı.
ABD'de tüketici güveninin 8 ayın en düşük seviyesinden yeniden yükselişe geçmesiyle New York'ta petrol fiyatları altı haftanın en yüksek seviyesine çıktı.

Vadeli kontratlardaki artış yüzde 1.4'ü buldu. Eylül vadeli ham petrolün varili New York'ta 1.11 dolar veya yüzde 1.1 yükseldi ve 100.31 doları gördü. Kontrat, 100.62 dolar olarak 10 Haziran'dan bu yana en yüksek seviyeye çıktı.

Aynı ay vadeli Brent petrol ise ICE Futures Europe'ta varil başına 88 sentlik artışla 118.82 dolar oldu.

ABD Başkanı Barack Obama, 2 Ağustos'a kadar borç tavanı konusunda anlaşmaya varılmadığı takdirde ülkenin derin ekonomik krizle karşı karşıya kalacağı konusunda uyarıda bulundu. Öte yandan bugün doların değer kaybetmesi de petrol gibi ham maddelere olan talebin artmasında etkili oldu.

Çeyrek altın 150 lirayı geçti

İstanbul Kapalıçarşı'da 24 ayar külçe altının gram fiyatı 90,15 liraya yükselerek rekorunu yeniledi. Çeyrek altın ise 152 lira oldu.
Haftanın ilk gününe yükselişle başlayan altın, gün içinde 89,65 ile rekor kırdı. Değer kazanmaya devam eden altın, saat 16.20 itibariyle 90,15 lira seviyesine çıkarak yeni bir rekora imza attı.
Kapalıçarşı'da Cumhuriyet Altını ise 607.00 liradan satılıyor. Çeyrek altının satış fiyatı ise 152 lira oldu.

Adana Kuyumcular Odası Başkanı Oğuz Başman, 24 ayar 1 gram altının 90 TL seviyesinde olduğunu, çeyrek altının ise yükselişe devam ettiğini vurguladı. Başman, yılbaşında 116 liradan satılan çeyrek altının, bugün 150 TL'ye ulaştığını belirterek, şöyle konuştu:

“Yıl sonuna kadar altının gramı 95-97 TL, çeyrek altının ise 158-160 TL'yi bulur. Hatta bu fiyatlar yılbaşından da önce gerçekleşebilir. Burada kırılma noktası 3 Ağustos tarihi olacak. Bu tarihte ABD'de borç tavanının yükseltilmesiyle ilgili gelecek kararı bekliyoruz. Buna rağmen ABD'de her şey yolunda gitse bile bu rakamlara ulaşılacak. Merkez Bankası'nın bugün döviz kuruna yaptığı müdahale piyasayı rahatlattı. Yoksa, altın fiyatları daha da artacaktı.”

Vatandaşların zorunlu olmadığı takdirde altın almadığını ifade eden Başman, düğün yapacak çiftlerin de en az masrafla takı alma yolunu tercih ettiğini söyledi.
Başman, yatırım amaçlı maaşlarından her ay altın alanların da profilinde değişiklik olduğunu anlatarak, “Eskiden özellikle memurlar, her ay bir yarım altın alıp, saklardı. Ancak, şimdi yarım altın alanlar çeyrek, çeyrek altın alanlar ise 1 gramlık altına yöneldi” dedi.

25 Temmuz 2011 Pazartesi

Dolar 1,73 lirayı aştı, MB müdahale etti

Dolar yeni haftaya da yükselişle başladı ve 1,73'le Mart 2009'dan beri en yüksek düzeye çıktı. Merkez Bankası yükseliş sonrasında döviz alım ihalelerine bugünden itibaren ara verdi.
Döviz piyasasında haftanın ilk gününde hareketlilik yaşanıyor.

Merkez Bankası'nın alışılagelmişin dışındaki para politikasının makroekonomik dengesizlikleri gidermede yeterli olmayacağına ilişkin endişelerin artması ve yüksek cari açığın TL'deki değer kayıplarını tetiklemesiyle dolar haftaya 1,73 seviyesini aşarak başladı.

Cuma günü spot kapanış saatlerinde 1,6836 olan dolar bu sabah 1.73'ü aşarak Mart 2009'dan beri en yüksek düzeye çıktı. Dolar 1,7330 TL'ye kadar yükseldi. Euro da 2,48 TL ile rekor kırdı.

Dolardaki yükseliş sonrasında Merkez Bankası harekete geçti. Merkez Bankası önümüzdeki günlerde, Avrupa ülkelerinin kamu borcu sorunlarına yönelik Avrupa Birliği Liderler Zirvesi'nde alınan kararların uygulanmasının ve piyasalara yansımasının izlenecek olması nedeniyle döviz alım ihalelerine ara verdi.

Açıklamada, döviz alım ihalelerine ilişkin stratejinin önümüzdeki dönemde tekrar değerlendirilebileceği ve söz konusu ihalelere yeniden başlanabileceği belirtildi. Banka , günlük döviz alım ihalelerinde son olarak 30 milyon dolar alıyordu. Açıklama sonrasında dolar 1,71'in altına geriledi.

Merkez Bankası ayrıca yabancı para zorunlu karşılık oranlarında, 1 yıl ve 1 yıldan uzun vadeli DTH/yabancı para katılma hesapları ile birikimli DTH/yabancı para katılma hesaplarındaki oranı yüzde 11'den yüzde 10'a, 3 yıl dahil 3 yıla kadar vadeli yabancı para diğer yükümlülüklerinde oranı yüzde 11,5'den yüzde 10'a, 3 yıldan uzun vadeli yabancı para diğer yükümlülüklerinde oranı ise yüzde 11'den yüzde 9'a indirdi.

TL NEDEN DEĞER KAYBEDİYOR?
Analistlerin Merkez Bankası'nin mevcut para politikasına ilişkin endişelerine rağmen, Merkez Bankası her açıklamasında ekonomiye ilişkin gidişattan memnuniyetini dile getirirken ekonomi yetkililerinin TL'deki mevcut değer kaybından rahatsız olmadığını belirtmesi, hatta rekabet gücü açısından memnuniyetlerini dile getirmesi de TL'deki kayıpların sürmesinde etkili oluyor.

Merkez Bankası'nın kısa vadede faiz artışı ihtimalini dışladığı yönündeki algılara geçen hafta "bütün politika araçlarının genişletici yönde kullanılabileceği" ve "faiz koridorunun kademeli olarak daraltılmasının uygun olabileceği" ihtimallerinin de şartlı da olsa eklenmesiyle gösterge faiz sert düşerken, TL döviz sepeti karşısında değer kaybetmeye devam ederek, gelişmekte olan para birimlerinden ayrışması hızlanmıştı.

Bir bankanın döviz masası müdürü, "Gelinen seviyeler önemli 1,70'in üzerinde işlem görüyoruz. TL'de değer kazancı sağlayacak herhangi bir gelişme göremiyoruz. O yüzden geçen hafta kadar sert hareketler olmasa da TL'de kaybın sürmesi olası. Yukarıda teknik olarak direnç seviyeleri zayıf. Kurumsal müşterinin döviz taleplerinin devam edip etmeyeceği ve henüz piyasada neredeyse hiç görmediğimiz DTH sahiplerinin piyasada yer alıp almayacağı hareketlerin yön ve hızında belirleyici olabilir" dedi ve ekledi:

İHALE ADIMI ETKİLİ OLUR MU?
"Merkez Bankası'nın ihalelere ara vermesi kısa vadede etkili olabilir ama bu etki günlük 30 milyon dolarlık bir arzın piyasadan çekilmesinden ziyade psikolojik olacağını not etmekte fayda var. Ardından Merkez Bankası'nin faiz koridorunu daraltmasını bekliyoruz ancak bu da bir sonraki toplantıdan önce çok mümkün değil. Bu adımla birlikte ise TL'deki değer kayıpları tersine dönebilir."

İşlemciler artık 1,65 seviyesinde önemli bir destek oluştuğunu ve kısa vadede bu seviyesinin üzerinde kalıcılığın kesin olduğunu belirtiyorlar.

EKONOMİSTLER NE DİYOR?
HSBC Stratejisti Fatih Keresteci: Türk mali piyasalarında son dönemde yaşanan ve bugün daha da artan tansiyon sonrasında Merkez Bankası'nın döviz alım ihalelerine ara verebileceğini tahmin ediyorduk. Ancak, Merkez Bankası'nın web sitesinde yayımladığı kısa not bizi epeyce şaşırttı. İhaleleri durdurma sebebi olarak AB liderlerinin geçen hafta aldığı kararlar sonrasında bekleyip görmek gerektiğinin altı çizilmiş. Halbuki, liderler zirvesinden çıkan kararlar küresel risk iştahı açısından olumluydu ve perşembe-cuma günleri de küresel mali piyasalarda olumlu bir etkiye yol açmıştı. Normal şartlar altında, böyle bir ortamda TL'ye talep olması ve Merkez Bankası'nın da döviz alım miktarını artırması gerekirdi. Yani, AB liderler zirvesinden hareketle ihaleleri durdurma fikrini anlamlı bir neden olarak görmüyoruz. Merkez Bankası'nın kurdaki hareketi içsel değil de dışsal sebeplerle açıklama çabası soru işaretlerine yol açabilir. Bununla birlikte, bir yandan döviz alım ihalelerine ara verilmesi, diğer yandan ise uzun vadeli DTH'lerdeki zorunlu karşılık oranını azaltarak 590 milyon dolar likidite sağlamasını bir bütünün parçaları olarak düşünüyoruz. Merkez Bankası açık bir şekilde belirtmese de TL'deki değer kaybından endişe ettiği kanaatindeyiz. Günlük bültende de belirttiğimiz üzere TL'deki değer kaybı makro ekonomik dengeyi tehdit edebilecek bir yapıya doğru sürükleniyordu. Bu görüşümüzden hareketle, TL'nin döviz sepeti karşısında bu sabah ulaştığı 2,10'lu rakamları tepe olarak nitelendiriyoruz. Ancak, bu görüş, TL'de hızlı bir değerlenme olacağı şeklinde yorumlanmamalı. Zira, cari işlemler açığına karşı mücadelede TL'nin zayıf kılınmasının bir politika tercihi olduğunu düşünüyoruz.

Garanti Yatırım Ekonomisti Gizem Öztok: Döviz ihalelerine ara verilmesi ve son gelen zorunlu karşılık haberi dövizde geçicide olsa bir rahatlamaya sebep olacaktır. Lakin geçen haftaki hareketin hızına baktığımızda bu tarz yaklaşımların dövizde ana yönü değiştirmeye yeterli olacağını düşünmüyoruz.

Destek Menkul Değerler GMY Banu Kıvcı Tokalı: Açıklanan iki kararın ilk etkisi döviz piyasasında rahatlatıcı oldu. TL-dolar kurunun 1,73’e yakın seviyelerden yüzde 1,71’lere, kur sepetinin ise 2.10’lardan 2.08’lere gerilediği gözlendi. Ancak, Merkez Bankası özellikle ihalelere ara verme döneminin, AB borç krizi zirvesi sonrası dönemde alınan kararların uygulanması ve piyasalara yansımasının izlenmesine yönelik olduğunu; ve gerektiğinde tekrar başlanabileceğini vurgulayarak, TL’de aşırı ve hızlı bir değerlenmeyi istemediğini açık bir şekilde tekrar göstermiş oldu. Yani, borç planının başarıyla uygulanmaya başlanması ve piyasalarda olumlu algılamasının ağır basması; sonuçta da bunun gelişmiş ülkelerle birlikte Türkiye’ye de tekrar sermaye girişini hızlandırması halinde, Merkez Bankası tekrar döviz alım ihalelerini başlatabilecek. Merkez Bankası Başkanı’nın en son Denizli’de yaptığı açıklamada da, özellikle açık pozisyonların kademeli olarak azaltılmasına yönelik tavsiyesinde de anlaşıldığı üzere, Banka’nın kur piyasasında değer kaybı yönündeki hareketlere dalgalanmaların boyutu çok yükselmediği sürece müdahale etmede aktif olmayacağı görülüyor. Ekonomi yönetiminin ihracata dayalı büyüme modeline de bu kur politikasıyla destek vereceği anlaşılıyor."

Altın haftaya yeni bir rekorla başladı

ABD borç limiti krizinde her geçen gün daha da umutsuzluğun artıyor olması parasal sisteme olan güvensizliği iyice artırırken altına hücumu artırdı.
Altının onsu bu sabah 1624 dolar ile yeni bir rekor kırdı. Rekor seviye görüldükten sonra, şu anda 1614,50 dolar/ons seviyesinden işlem görmekte.

Petrol fiyatlarına baktığımızda; Brent petrol, Cuma günü yüzde 0,6 yükselmesine karşın ABD'de faaliyetlerini sürdüren petrol ve gaz sondaj kuleleri geçen hafta 11 adet artarak 1.916 adete gelmesiyle ve global olarak ekonomik büyümeye yönelik endişelerin artmasıyla bugün sabah saatlerinde varili 117,78 dolardan işlem görmekte.

En yakın vadeli NYMEX kontratında petrol fiyatı ise 98.82 dolar civarında seyrediyor.

Merkez'den dövize müdahale

Merkez Bankası döviz alım ihalelerine ara verdi.
Dövizdeki yükselişin ardından Merkez Bankası döviz alım ihalelerine bugünden itibaren ara verdi...

Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, “Geçtiğimiz hafta Avrupa Birliği Liderler Zirvesi’nde Avrupa ülkelerinin kamu borçlarına ilişkin sorunlara çözüm getirmek amacıyla önemli kararlar alınmıştır. Alınan kararların uygulanmasının ve piyasalara yansımasının izleneceği önümüzdeki günlerde döviz alım ihalelerine ara verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir. Bu çerçevede 25 Temmuz 2011 (bugün)’den başlamak üzere döviz alım ihalelerine ara verilmiştir” ifadesine yer verildi.

Bununla birlikte, “Döviz alım ihalelerine ilişkin stratejimiz önümüzdeki dönemde tekrar değerlendirilebilecek ve söz konusu ihalelere yeniden başlanabilecektir” denildi.

Altın ne kadar yükselecek?

Potter'e göre altın ABD'nin borçlanma tavanının artırılması yönündeki görüşmeleri tamamlanana kadar yükselecek.
IG Markets piyasa stratejisti Ben Potter'e göre uluslararası piyasalarda spot altın fiyatının, ABD'nin borçlanma tavanının artırılması yönündeki görüşmeleri tamamlanana kadar yükselmesinin neredeyse kesin olduğunu bildirdi.

Potter, altın fiyatında hızlı artışlar yaşandığında bir kısım insanın karlarını realize ettiklerini gözlemlediğini de belirtirken, bu realizasyonlara rağmen yükselişin devam etmesinin beklendiğini vurguladı.

Uluslararası piyasalarda spot altın 1623.4 Dolar/ons seviyesine kadar yükselişin ardından şu sıralarda 1614.24 Dolar/ons seviyesindenişlem görüyor.

Dolarda yükseliş sürecek

1.70 TL sınırına dayanan dolar kurunda yükseliş sürecek gibi gözüküyor. Dolar/TL’de 1.6570’in yukarı kırılması 1.7350’nin önünü açtı. Şimdi ilk hedef burası. “1 dolar+1 euro” sepetinde de 4.00 seviyesi Cuma günü 4.0550 ile aşıldı. Yeni hedef 4.1050 seviyesi. Asıl önemli hareketlerden biri İMKB’de yaşanıyor. TL bazında 2-3 Mart tarihlerinde 59.207 ile 59.424 arasındaki “boşluğun” kapanması an meselesi. Sonrasında 58 binler...
Dolar/TL kurlarında geçtiğimiz hafta 1.6995’e kadar çıkıldı ancak 1.70 “ekranlarda yanmadı”. Tek tük işlem geçmiş olsa da seviye olarak geçtiğimiz hafta tescil edilmeyen 1.70 seviyesinin bu hafta görülmesi, hatta kurların bir miktar daha yukarı çıkması söz konusu. Üstelik bu yükseliş pariteden de bağımsız olduğundan euro/TL kurları da artıyor. Nereleri olabileceğine geçmeden önce bu haftanın asıl “göstergesine” değinmekte fayda var. ABD’nin borçlanma limitinin arttırılması meselesi...
2008’deki küresel finans krizinin çözümü olarak bankacılık sektörü üzerinden piyasalara likidite verilmesi yolu benimsendi. Krize yol açan hastalıkları tedavi etmek içim, bu hastalıkların “yayılması” konusunda en büyük “taşıyıcı” durumundaki finansal sistemden yararlanıldı. Sorun zaman yayılmak, zararlar “şişirilen” bilançoların altına saklanmaya çalışıldı. Bunu yapmak için devletler, yani kamu borçlandı! Şirketlerin ve bireylerin yaratmış oldukları zararlar böylelikle kamuya aktarılmış oldu. Ancak fatura o kadar büyüktü ki bu sefer de ülkelerin borçlanma rakamları arş-ı alâya çıktı. Çevrilip çeviremeyeği sorgulanmaya başladı.
İrlanda, Yunanistan gibi ülkeler borçlarını ödeyemez hale geldiler, ABD gibi kantarın topuzunu iyiden iyiye kaçırmış olanlar da “kredibilitelerini” yani notlarını kaybetme riski ile karşı karşıya kaldılar. Bugün gelinen noktada sorun yine ileriye ötelenmeye; zamanını iyileştirici etkisinden yararlanılmaya; çalışılıyor. Yine kurallar esnetildi; temerrüte düşecek- default edecek derken, bir yerlerden “seçici (geçici) temerrüt selective default” diye bir tanım “uyduruldu ki CDS’ler devreye girmesin, sistem “patlamasın”. Ya da Avrupa’da yeni yeni fonlar kurularak sorunun üzeri “daha büyük bir halıyla” örtülmeye çalışılıyor.
Amerika da borçlanma limitini arttırarak “halıyı büyütmeye” çabalıyor. Krizin asıl sorumluları Cumhuriyetçiler; sırf Demokratlara karşı siyasi üstünlük sağlayabilmek adına; limit artışına önümüzdeki yıllarda kamu harcamalarından tasarruf edilerek borçlanma miktarını azaltamaya yönelik önlem alınması kaydıyla destek vereceklerini söylüyorlar. Obama bunu sağlayabilmek için vergi artışlarını da pakete sokmak isterken, ABD Temsilciler Meclisi Başkanı ve Cumhuriyetçilerin başkanı Boehner “vergi artışlarının istihdamı olumsuz etkilediği” için karşı çıkıyor ve bir türlü anlaşmaya varılamıyor. Hafta sonu yapılşan görüşmelerden bir sonuç çıkmasınu uman Geithner dün yaptığı açıklamada “Amerika’nın borçlarını ödeyemez duruma asla düşmeyeceğini” ve bir çözüm yolunun mutlaka bulunacağına inandığını söylemiş.
Piyasaların da inancı bu yönde. Şimdilik ne ABD CDS’lerinde, ne ABD bonolarında ve hatta hisse senetlerinde böylesi bir “fiyatlama” yok! Herkes “son dakikada” da olsa bir anlaşma olacağına inanıyor. Aksi, yani 2 Ağustos’a kadar bir çözüm bulun(a)mamasını kimse düşünmek istemiyor. Zira tüm not şirketleri böylesi bir durumda ABD’nin notunu indireceklerini “temerrüt” durumunun hasıl olacağın söylüyorlar. Bunu nasıl fiyatlanacağını da şimdilik kimse bilmiyor. Bu hafta durum netleşecek. Ya bir çözüm bulunacak, ya da bu hafta dananın kuyruğu kopacak”
Anlayacağınız bütün finans dünyasının gözü kulağı Amerika’da olacak! Bir kısmının da Türkiye’de. Sanki borç limiti problemi ABD’nin değil de bizim, ya da temerrüt riski ile karşı karşıya olan Yunanistan değil de biziz. Türk piyasalarının son 2 aydaki fiyatlaması adeta yukarıdaki riskler bizimmiş gibi. (Sebebini 23 Temmuz Cumartesi günkü yazımda anlattığım bonodaki istisnayı atlamadan...) görünen o ki halen daha gidilecek yer var.
Cari açık sorunu, yabancı yatırımcıların Türkiye’de yeni pozisyon almak istememeleri, hem hükümet hem de AKP kanadından gelen “dışarıdaki krizin bizi etkileme ihtimali artıyor” söylemi piyasa katılımcılarının morali bozdu. Borsadaki satışlar beraberinde döviz tarafındaki harelket derken bazı teknik seviyeler kırıldı.
Hal böyle olunca da “stop loss zarar durdurma” işlemleri devreye girdi. Bu işlemlşer de hareketlerin “boyutlarını” arttırdı.
Bundan sonra olacaklar temel dinamiklerden çok teknik seviyelerle ilgili. Zira temel veriler bu hareketi başlatanlardı. Nerede bitebileceğine dair tahminler için yine teknik analize başvurmak gerekiyor.Ne diyor teknik analizler?
Önce yazının başında da belirttiğim üzere dolar/TL... 1.6570’in yukarı kırılması 1.7350’nin önünü açtı! Şimdi ilk hedef burası. “1 dolar+1 euro” sepetinde de 4.00 seviyesi Cuma günü 4.0550 ile aşıldı! Yeni hedef 4.1050 seviyesi. Unutmadan, ABD’nin borç sorunu çözülecek olur ise bu durum dolara yarıyacak ve euro/TL de yukarıdaki sepet tahminin “içine sığacaktır”!
Asıl önemli hareketlerden biri İMKB’de yaşanıyor. TL bazında 2-3 Mart tarihlerinde 59.207 ile 59.424 arasındaki “boşluğun” kapanması an meselesi. Sonrasında 58 binler... Ama asıl hareket dolar/cent bazında yaşanıyor. Cent bazında yukarıdaki boşluk kapandı bile! Şimdi sırada bir kaç kez dile getirdiğim 3.20 cent seviyesi var! Bence bu hafta olmasa bile bir kaç hafta içinde görülecek bu seviye...
Bu seviyeye gelindiğinde pozisyon alınır mı? Oraya iniş hızına bakmak gerek. Çok hızlı inilmişse mutlaka bir düzeltme gelir denebilir. Ama yavaş yavaş, herkes “maliyetlenerek” bu seviyelere inilmişse o zaman tekrar değerlendirmekte fayda var. Ben de çok uzaklarda değilsem mutlaka bu konuda bir kaç yazı yazmış olurum.

Ali Ağaoğlu

20 Temmuz 2011 Çarşamba

Altın hesaplarının cazibesi artıyor

BDDK verilerine göre, Türk bankacılık sektöründeki altın tasarrufu, 2010 Mayıs sonuna göre bu yılın aynı döneminde 2,5 kat artarak 4 milyar 178 milyon liraya yükseldi.
Son dönemde mevduat yatırımcılarının bir kısmının pozisyon değiştirerek altın hesaplarına kaydığı belirtiliyor.
Vakıfbank Genel Müdür Yardımcısı Hasan Ecesoy, ''Bankamızda bu yılın ilk yarısı itibarıyla altın hesabı sahibi müşteri sayısı 2010'un aynı dönemine göre yüzde 300'ü aşan bir oranda (yaklaşık 4 kat) artış göstermiştir.'' dedi.

Bakır, kâr satışlarıyla geriledi

3 ayın zirvesine çıkan bakır, yatırımcıların kâr satışına yönelmesiyle dört gün içinde ilk kez geriledi.
3 ay vadeli bakır, Londra Metal Borsası'nda 50 dolar veya yüzde 0.5 gerileyerek ton başına 9,790 dolar oldu. Eylül vadeli bakır ise yüzde 0.4 gerileyerek New York Comex'te 4.4515 dolardan işlem gördü. Çinko ve kurşun da değer kaybetti.

Bakırın 14 günlük göreceli endeksi (RSI) dün 69.6'ya ulaştı. Rakamın 70'e ulaşması düşüş olacağını işaret ediyor. Çinkonun RSI'sı dün 68.9 olurken kurşun ise 65.5 oldu.

Edelweiss Comtrade, bugünkü raporunda bazı kâr satışlarının olması beklendiğini belirtti. Fiyatların düşüşünde Avrupalı ve ABD'li yetkililerin bölgesel borç problemlerini çözme çabası da etkili oldu.

Londra'daki BNP Baripas'ta analist olan Stephen Briggs, "Herşey ABD ve Avrupa'daki kritik sorunlara bağlı. Bu bölgelerde birçok belirsizlik hakim" diye konuştu.

Altın rekor seviyelerden dönüyor

Avrupa'daki borç krizi konusunda çözüme yaklaşıldığına dair oluşan iyimserlikle altın fiyatları düşebilir.
Avrupa'nın borç krizinin çözüleceğine dair iyimserlikle altın fiyatları Londra'da ikinci günde düşebilir.

Spot altının onsu, Londra'da 2.35 dolar veya yüzde 0.1 düşerek 1,586.10 dolar oldu. Fiyatlar düne kadar on bir gün üst üste yükseldi. Ağustos vadeli altın, New York Comex'te dün 1,610.70 dolarla rekor kırmasının ardından yüzde 0.9 düştü ve 1,586.80 dolar oldu.

Bu yıl yüzde 12 oranında yükselen metal, on birinci yıllık kazancına doğru ilerliyor. MSCI Dünya Endeksi'ndeki hisse senetleri 2011'de yüzde 2.7 değerlenirken 24 emtiadan oluşan S&P GSCI Endeksi ise yüzde 11 oranında yükseliş kaydetti.

UBS AG'nin bugünkü raporunda, altında kısa dönemde bir geri çekilme yaşanabileceği ve Perşembe günü gerçekleşecek Avrupa Birliği zirvesinin piyasalara olumlu etkisi olduğu ifade edildi.

Avrupalı liderlerin yarınki görüşmesinden önce euro ve Avrupa hisse senetleri de dolar karşısında değer kazandı.

19 Temmuz 2011 Salı

Pamuk fiyatlarında "şaşırtan" düşüş

Mayıs sonunda 7 TL sınırına dayanan pamuğun kilosu 3,6 TL'ye geriledi.
Geçen yılın Ocak ayında kilogram fiyatı 2,5 lira olan, bu yılın mayıs sonunda ise 7 lira sınırına dayanan pamuğun fiyatının düşüşe devem ederek, 3,6 liraya kadar gerilemesi üreticiler kadar borsacıları ve alıcıları da şaşırttığı bildirildi.

Adana Ticaret Borsası Başkanı Muammer Çalışkan, Türkiye'nin en önemli tarım merkezlerinden Çukurova'da, mart ve nisan aylarında toprakla buluşan tohumlardan elde edilen pamuğun, özen ve sabır isteyen sulama, çapalama ve ilaçlama gibi işlemlerden sonra her yılın ağustos sonu ve eylül ayında hasat edildiğini söyledi.

Geçen yılın ocak ayında kilogram fiyatı 2,5 lira olan pamuğun, bu yıl başından itibaren anormal bir yükselişe geçerek mayıs sonunda 7 lira sınırına dayandığını anımsatan Çalışkan, düşüşün son günlerde hız kazanarak, 3,6 lirayı bulduğunu, bunun da kendilerini şaşırttığını ifade etti.

''Pamuk fiyatlarında düşüş bekliyorduk ama bu kadarını değil'' diyen Çalışkan, şunları kaydetti:

''Her üründe olduğu gibi pamukta da bir miktar düşüş başlayınca, alıcılar 'daha da düşer mi?' beklentisi içine girerek, büyük çaplı alımı ertelediler. Pamuk fiyatları yükselirken, satıcı 'yarın biraz daha yükselecek mi' diye beklerken, şimdi de fiyatların inişi sırasında alıcı 'biraz daha düşer mi' diye bekliyor. Bu da piyasadaki hareketi kısıtlayarak pamuk fiyatlarının düşüşünde önemli bir etken oluyor.''

Çalışkan, pamuk kullanıcılarının halen büyük alımlar yerine, günübirlik ihtiyaçlarını giderecek kadar çok küçük çaplarda alım yaptığını belirterek, ''Bu da fiyatın düşmesine yol açıyor. Ancak fiyatlarda tekrar toparlanma olur ama bu ne zaman olur kesin bir şey söylemek mümkün değil'' dedi.

Pamuğun referans borsasının New York Borsası olduğunu ifade eden Çalışkan, ''Aralık kontratı düşüktü. Fiyat 7 lira iken bunun 4, 4,5 lira olacağını düşünüyorduk. Şimdi 3, 3,3 aralığında olmasını bekliyoruz. Umarız tekrar toparlanır. Ama buna rağmen üreticinin zarar edeceği fiyatlar değil. Borsa her zaman dik iniş çıkışlar yapabilir, biz bunları normal karşılıyoruz'' diye konuştu.

Çalışkan, bu yılın ekim sezonu öncesinde pamukta 7 lira sınırına dayanan fiyatı görerek, tarlalarının önemli bir bölümünü pamuğa ayıran üreticilerin hayal kırıklığı yaşamasını istemediklerini belirterek, şöyle devam etti:

''Paniğe kapılmaya gerek yok. Pamuk ülkemiz için stratejik bir ürün ve ihracatımızın en büyük kalemini oluşturan tekstilin ana ham maddesidir. Şu anda 3,6 liranın altında bile normal pamuk alabilirsiniz. Dünyada pamuk fiyatlarına yön veren en önemli borsa New York Borsası. Bu borsadaki 2010 aralık ayı kontratlarını dikkate aldığımızda düşüşün erken başlaması bizi şaşırtmakla birlikte böyle devam etmeyeceğini umuyoruz.''



-PRİM DÜZENLEMESİ BEKLENTİSİ-



Çalışkan, fiyatın beklenenden daha da aşağıya düşmesi halinde hükümetin pamuk ekiminin önümüzdeki yıl da devam etmesi açısından kilogram başına verdiği 42 kuruşluk primi yeniden gözden geçirilerek artırması gerektiğini savundu.

Eğitim ve gelir seviyesi arttıkça pamuklu giysilerin sağlık yönünden avantajlarının daha iyi anlaşıldığını belirten Çalışkan, bu nedenle pamuğa önümüzdeki dönemlerde daha fazla ihtiyaç duyulacağını, pamuğun üreticinin gözdesi olacağını ifade ederek, ''Bir dönemin pamuk ağalarını çıkaran Çukurova üreticimiz pamuk ekmeye devam etmeli. Bu yıl geçen yıla göre yüzde 30 düzeyinde olan ekim alanlarındaki artış sürmeli'' dedi.



-TÜRKİYE'NİN PAMUK ÜRETİMİ-



Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Tarık Bozbey de pamuk fiyatının son 20 yılda ortalama kilogramının 1,5 dolar seviyelerinde seyrettiğini söyledi.

Son bir yılda ise tepe noktasının 5,3 dolar, ortalamasının ise 3,7 dolar seviyelerinde olduğunu belirten Bozbey, ''Pamuk fiyatları önümüzdeki yıllarda 2,5 ile 3,5 dolar bandında olacak ve bir daha 1,5 dolar seviyelerine inmeyecektir. Pamuk fiyatları makul dengelere oturacak'' diye konuştu.

Bozbey, dünyada pamuğa olan talebin, nüfus ve doğal gereklerden dolayı artacağını belirterek, ''Buna karşın üretim aynı oranda artamayacak. Ülkemizin neredeyse 2 milyon tona yakın olan üretim kapasitesi kullanılmıyor. 360 bin tona kadar gerileyen balya pamuk üretimimizin bu yıl ülke genelinde en az yüzde 50 artacağı bekleniyor. Yani 500 bin tonu geçecek. Keşke herkes daha fazla pamuk ekebilseydi'' diye konuştu.

Dolarda ana hedef neresi?

Uluslararası piyasalarda doların da yükseliyor olmasının verdiği destek ile dün yine kur 1,67 seviyesini geçti.
Bu sabah itibari ile İstanbul serbest piyasada dolar 1,6640, avro 2,3400 liradan güne başladı.

Kapalıçarşı'da 1,6580 liradan alınan dolar 1,6640 liradan satılıyor. 2,3330 liradan alınan avronun satış fiyatı ise 2,3400 lira olarak belirlendi.

Serbest piyasada önceki kapanışta doların satış fiyatı 1,6650 lira, avronun satış fiyatı ise 2,3450 lira olmuştu.

Uzmanlara göre, dolar kuru 1.62’nin altında kalmadıkça trend yükseliş yönünde ve ana hedef 1.70’lerin görülme olasılığı yüksek.

Euro/dolar paritesi ise, dün 1.4015-1.4162 bandında hareket etti ve günü 1.4113'den kapattı. Paritede bu sabah ilk işlemler 1.4090 seviyesinde bulunuyor.

Emtia fiyatlarına baktığımızda, en yakın vadeli NYMEX kontratında petrol fiyatı 96.22 dolar, altının onsu 1605.80 dolar civarında bulunuyor.

Altın Fiyatları 19.07.2011

 AlışSatışÖnceki S.DeğişimSaat
24 Ayar Altın Fiyatı85,1585,585,5%011:28
Altın / Ons Fiyatı1607,71608,41608,4%011:28
Altın Kg / Dolar Fiyatı513505140051400%011:28
22 Ayar Altın Fiyatı77,4978,3278,32%011:28
14 Ayar Altın Fiyatı49,3950,0250,02%011:28
Çeyrek Altın Fiyatı136,39140,23140,23%011:28
Yarım Altın Fiyatı271,78277,46277,46%011:28
Tam Altın Fiyatı543,41555,91555,91%011:28
İkibuçuklu Altın Fiyatı1.363,401.386,281.386,28%011:28
Beşli Altın Fiyatı2.725,802.768,552.768,55%011:28
Kalın Çeyrek Altın141,00144,49144,79%011:28
Kalın Yarım Altın281,50285,78285,78%011:28
Kalın Tam Altın562,29571,26571,26%011:28
Kalın İkibuçuklu1.405,181.427,991.427,99%011:28
Kalın Beşli Altın2.810,152.850,882.850,88%011:28

Gümüş rekor kıran altını geride bıraktı

Avrupa'daki borç krizini yayılacağı ve ABD'deki bütçe açığı tartışmalarının yarattığı endişeler nedeniyle, güvenli liman olarak görülen değerli madenler rekor kırmaya devam ediyor.

Herkesin gözünü altına çevirdiği bu dönemde gümüşteki yükseliş daha sert olarak gerçekleşiyor.

Altının onsu bugün spot piyasada 1,608.15 doları görerek tarihi rekorunu tazelerken, üst üste yükseliş kaydettiği 11 işlem gününde yüzde 8 değer kazandı. Altın şu anda da 1,608 doların üzerinde seyrediyor.

İKİ HAFTADA YÜZDE 15
Dün yaklaşık yüzde 4 yükselerek Mayıs ayından beri ilk defa 40 doları geçen gümüş ise bu yükselişte altını geride bırakmış durumda. Onsu 40.27'nin üzerinde kapanan gümüşün son iki haftadaki getirisi ise yüzde 15'i geçti.

Uzmanlar, teknik göstergelerin altının onsunun gelecek bir kaç ay içerisinde 1,700 doları geçebileceği yönünde tahminler yapıyor.

Reuters'a konuşan yatırım danışmanlığı şirketi Cabot Money Management'in yatırım başdanışmanı Robert Lutts, özellikle ülkelerin borç krizine yönelik tartışmalarının endişeleri artırdığını ve bunun diğer ülkeler üzerinde yaratacağı sonuçların yatırımcıları kaygılandırdığına dikkat çekti.

Lutts, "Altının onsunun önümüzdeki altı ile dokuz ay içerisinde 2,000 dolara doğru bir hareket çok da çılgınca gözükmüyor" dedi.
kaynak:mynet

Altın 6.5 ayda yüzde 22 kazandırdı

Altın, 6,5 aylık dönemde 85 liranın üzerine çıkarak yatırımcısına yüzde 22,10 oranında getiri sağladı.
Serbest piyasada geçen yılı 70,18 liradan tamamlayan 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı, 6,5 aylık dönemde 85 liranın üzerine çıkarak yatırımcısına yüzde 22,10 oranında getiri sağladı.

Uluslararası ve yurtiçi piyasalarda yükselişini sürdüren altın, yatırımcısının yüzünü güldürdü.

Serbest piyasada geçen yılı 70,18 liradan tamamlayan 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı son haftalardaki hızlı yükselişle yeni rekorlar kırarak 85,75 liraya çıktı. Altına yatırım yapan yatırımcı yılın başından bu yana yüzde 22,10 oranında getiri sağladı.

Uluslararası piyasalarda da altının onsu sene başına göre yüzde 12 oranında artarak 1.421 dolardan 1.598 dolara çıktı.

Geçen yıllarda en iyi getiri sağlayan Borsalar arasında yer alan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) ise yılbaşından bu yana ekside görünüyor. İMKB 100 endeksi yüzde 6'ın üzerinde değer kaybederek, 66 bin puan seviyelerinden 62 bin puan seviyelerine geriledi.

FRANKLA YARIŞIYOR

Geçen yılı 1,5430 liradan kapatan Amerikan Dolarının satış fiyatı ise yılın başından bu yana 7,7 oranında artarak 1,6660 liranın üzerine çıkarken, avronun satış fiyatı ise yüzde 12,92 artışla 2,0665 liradan 2,3300 liraya çıktı.

Aynı dönemde döviz cinslerinden yatırımcısına en çok kazandıran ise yüzde 23,07 ile İsviçre Frangı oldu. Frank bu dönemde 1,6500 liradan 2,0300 liraya çıktı. 6,5 aylık dönemde sterlin 2,4100 liradan 2,6600 liraya çıkarak yüzde 10,61 getiri sağlarken, Japon Yeni de 1,9000 liradan 2,2100 liraya yükselerek 10,84 oranında artış kaydetti.

YATIRIM ARAÇLARI 2010 KAPANIŞ SON DEĞER DEĞİŞİM %

İMKB 100 66.004,48 62.024,97 -6,03

ALTIN 70,18 85,75 22,19

ALTIN/ONS 1.421,40 1.605,12 12,93

DOLAR 1,5400 1,6600 7,77

AVRO 2,0700 2,3300 12,92

STERLİN 2,4100 2,6600 10,61

İSVİÇRE FRANGI 1,6500 2,0300 23,07

JAPON YENİ 1,9000 2,1000 10,84

Euro satan Frang ve Yen alıyor

Hem Avrupa'nın borç problemleri hem de ABD'nin borç tavanı sorunu riskli yatırım araçlarından kaçışı tetikliyor.
Yatırımcılar Euro'dan çıkarak güvenli liman gördükleri İsviçre Frankı ve Japon Yeni'ne yönelince parite yeniden 1,40 seviyesine indi. Yurtiçinde ise dolar 1,67 lirayla Mart 2009'dan beri en yüksek düzeye ulaştı.Euro Bölgesi borç sorunlarında ve ABD'de borç tavanında henüz çözüme ulaşılamamasının oluşturduğu küresel riskten kaçış eğilimiyle dolar yeni haftaya yükselişle başladı. Bankalararası piyasada dolar haftanın ilk işlem gününde 1,67 lirayla Mart 2009'dan beri en yüksek düzeyi gördü. Bankacılar, yatırımcıların Euro'dan çıkarak güvenli liman alımlarıyla İsviçre Frankı ve Japon Yeni'ne yöneldiğini belirtiyor. Bir bankanın döviz masası işlemcisi, "Parite'deki hareketleri izliyoruz ve TL sepet karşısında yeniden 2 TL seviyesinin üzerine çıktı. Hem ABD'nin borç tavanı sorunu hem de Avrupa'nın borç problemleri küresel piyasaları ve riskten kaçışı tetikliyor. Sepet bazında TL'de 2 seviyesi önemli." dedi. ING Bank döviz masası işlemcisi Erhan Kanısanlı, dolar/TL'nin küresel trendi izlemeye devam ettiğini belirterek, "1,65 seviyesi aşağıda bir destek olmuş durumda ve 1,6750 ise yükselişlerde izlenecektir." dedi. Bankacı TL'nin diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine göre daha kötü performans gösterdiğine işaret etti.

Euro/dolar 1,41 seviyesinin altında işlem görürken İsviçre Frankı güvenli liman alımlarıyla her iki para birimine karşı rekor kırdı. Cuma günü dolar karşısında 1,4144'ten kapanan Euro, dün 1,40 seviyesine indi. İşlemciler yatırımcıların perşembe günü yapılacak ve Yunanistan borçlarının geri alınmasını değerlendirecek AB liderler toplantısını izlediğini ifade etti. Küresel yatırımcılar bu hafta bilanço açıklayacak şirketlerden güçlü rakamlar gelmesini beklese de ABD ve Avrupa ülkelerine ilişkin borç endişeleri küresel piyasalar üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.

Bankacılar, bu hafta iç piyasada en önemli gelişmenin ise perşembe günü açıklanan Para Politikası Kurulu kararı olduğunu belirtiyor. Merkez Bankası'nın temmuz ayında politika faizini sabit tutması beklenirken, bir önceki ankette ağırlıklı olarak yılın ikinci yarısı olarak öngörülen faiz artışı beklentisi ise Merkez Bankası'nın bu ay gerçekleştirdiği sunum sonrası yerini 2011'de politika faizlerinde değişiklik olmayacağına bıraktı. Tahvil-bono piyasasında cuma günü spot kapanışta ortalama yüzde 8,96, valörlüde yüzde 8,89 seviyesinde, dün sabah tezgahüstü piyasada ilk işlemlerde yüzde 8,89/8,84 seviyesinde olan 20 Şubat 2013 itfalı gösterge tahvilin bileşik faizi spot kapanışta yüzde 8,88 valörlüde yüzde 8,91 seviyesindeydi. Faiz geçen hafta son bir ayın en düşük seviyesi olan yüzde 8,82'ye kadar geriledi.

Öte yandan Hazine Müsteşarlığı, dün gerçekleştirdiği 4 Haziran 2014 vadeli tahvilin yeniden ihraç ihalesinde 844,6 milyon TL'si ROT'a (Rekabetçi Olmayan Teklif) satış olmak üzere toplam 1 milyar 577,7 milyon TL'lik iç borçlanma gerçekleştirdi. Toplam 3 milyar 715,7 milyon TL'lik teklifin geldiği ihalede, dönem faizi ortalama yüzde 2,26, yıllık basit faiz yüzde 9,05, yıllık bileşik faiz ise yüzde 9,36 olarak gerçekleşti. Hazine bugün iki ihale yapacak.

18 Temmuz 2011 Pazartesi

Yarım gram altına talep arttı

Altın fiyatlarındaki yükselişle birlikte İstanbul Altın Rafinerisi'nin (İAR) ürettiği yarım gramlık altınlara büyük talep olduğu açıkladı.

İAR Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Halaç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir yılı aşkın süredir ürettikleri yarım gram altına talebin her geçen gün arttığını belirterek, daha çok hediyelik amaçlı alınan yarım gram altının şu anda yaklaşık 45 liradan satıldığını söyledi.

Halaç, altın fiyatlarının yükselmesiyle yarım gram altının daha çok gündeme gelmeye başladığını ve talebin daha da arttığını ifade ederek, ''Ayda en az 100 bin adet satıyoruz. Çeyrek ve diğer altınların fiyatlarının çok fazla yükselmesinden dolayı satışlarımız arttı. Geçen yılın Temmuz ayına göre yarım gram altın satışlarımız yüzde 30-40 yükseldi. Yarım gram altın, ağırlıklı olarak büyük şehirlerde tüketiliyor'' diye konuştu.

Altın fiyatları 41 yılın rekorunu kırdı

Altın, üst üste 11'inci işlem gününde de yükselerek Ağustos 1970'den beri görülen en uzun soluklu artışını kaydetmiş oldu.
Getiri açısından Temmuz ayının zirvesinde olan altın bu değer kazancıyla, üst üste 11'inci işlem gününde de yükselerek Ağustos 1970'den beri görülen en uzun soluklu artışını kaydetmiş oldu.

Piyasalardaki tüm bu gerginlik euro/dolar paritesini geriletti. Parite sabah saatlerinde yüzde 0.7'lik geri çekilmeyle 1.4060'a geriledi.,

Dolar içeride de değer kazanarak yaklaşık yüzde 0.50'lik bir artışla 1.67'ye yaklaştı. Euro/TL ise 0.1'lik kayıpla 2.33'ün hemen üzerinde bulunuyor.

Yatırımcıların önümüzdeki dönemde ABD'de bir türlü çözülmeyen borç tavanını yükseltme tartışmaların devam etmesi ve Perşembe günü AB liderlerinin yapacağı kritik zirve ve Cuma akşamı açıklanan Avrupa'daki stres testlerinin sonuçlarına vereceği tepki dolayısıyla güvenli limanlara yönelmesi bekleniyor.

ABD Başkanı Barack Obama'nın, ülkenin borçların ödemede temerrüde düşmemesi için gerekli borç tavanının yükseltilmesi konusunda verdiği 10 günlük süre bu cuma sona erecek.

Dolar yükselişte!..

İstanbul serbest piyasada dolar 1,6600 lirayı aştı.

Açılışın ardından serbest piyasada dolar 1,6610, avro 2,3320 liradan satılıyor.

Geçen haftayı 1,6500 liradan tamamlayan dolar, sabah yine aynı fiyattan açılırken, açılışın ardından 1,6600 liranın üzerine çıktı.

Serbest piyasada dolar şu dakikalarda 1,6560 liradan alınırken, 1,6610 liradan satılıyor.

Bankalar arası piyasada dolar kotasyonları ise saat 09.45 itibariyle alışta en düşük 1,6550 lira, en yüksek 1,6580 lira, satışta en düşük 1,6600 lira, en yüksek 1,6640 lira seviyesinde bulunuyor.

Uzun süredir kalıcı yükseliş gösteremeyen dolar, 2009 yılı başından sonra artışa geçerek, daha önce Mart 2003'te gerçekleştirdiği 1,7700 zirvesini aşmıştı.

9 Mart Pazartesi günü 1,8200'lere kadar çıkarak TL karşısındaki rekorunu yenileyen ve ardından gerileyen dolar, yıl ortasına gelindiğinde 2009 başındaki seviyelerine tekrar geri dönmüştü. Dolar 2009 yılını 1,5000'ün altında 1,4970 liradan tamamlamış, 2010 yılını ise 1,5500 liradan kapatmıştı..

AA

Altın haftaya rekorla başladı! Çeyrek altın 140 lirayı aştı

Uluslararası piyasada altının ons fiyatı 1600 dolara yaklaştı.
Uluslararası piyasada altının onsu şu dakikalarda 1598,80 dolardan işlem görüyor.

Geçen haftayı 1589,27 dolardan tamamlayan altının ons fiyatı, geçen hafta başından itibaren 1540,70-1575,39 dolar aralığında hareket ettikten sonra hızlı yükselişini sürdürmüş ve perşembe günü 1594,45 seviyesine çıkarak rekor kırmıştı.

Çeyrek altın 140 lirayı aştı
İstanbul Kapalıçarşı'da 24 ayar külçe altının gram fiyatı 84,15 liraya yükselerek rekor kırdı.

Altının bundan önceki rekor kapanışı 83,85 lira ile dün gerçekleşmişti.

Kapalıçarşı'da Cumhuriyet altını da 564 liradan satılıyor. Çeyrek altın da 141 liraya çıktı.

Asgari ücret 16 yaşından büyük işçiler için net 658.95 lira olarak uygulanıyor. Yani bir asgari ücretle 5 çeyrek altın alınamıyor. Beş çeyrek altının fiyatı 700 lirayı geçiyor.

Öte yandan uluslararası piyasalarda dün 1.594,45 dolarla yeni bir rekor kıran altının ons fiyatı bugün 1.576,07-1.589,00 aralığında sakin bir seyir izledi. Altın kapanış saatlerinde 1.587,16 dolar seviyelerinde seyrediyor.

Altın Fiyatları 18.07.2011

 AlışSatışÖnceki S.DeğişimSaat
24 Ayar Altın Fiyatı8585,485,5-0,00111:47
Altın / Ons Fiyatı1598,781599,481600,43-0,00111:46
Altın Kg / Dolar Fiyatı510005110051100%011:47
22 Ayar Altın Fiyatı77,3578,2378,32-0,00111:47
14 Ayar Altın Fiyatı49,3049,9650,02-0,00111:47
Çeyrek Altın Fiyatı136,15140,07140,23-0,00111:47
Yarım Altın Fiyatı271,30277,13277,46-0,00111:47
Tam Altın Fiyatı542,45555,27555,91-0,00111:47
İkibuçuklu Altın Fiyatı1.361,001.384,671.386,28-0,00111:47
Beşli Altın Fiyatı2.721,002.765,342.768,55-0,00111:47
Kalın Çeyrek Altın140,75144,32144,79-0,00111:47
Kalın Yarım Altın281,00285,45285,78-0,00111:47
Kalın Tam Altın561,30570,59571,26-0,00111:47
Kalın İkibuçuklu1.402,701.426,341.427,99-0,00111:47
Kalın Beşli Altın2.805,202.847,572.850,88-0,00111:47

Altın Raporu 18.07.2011

Geçen hafta 1543 seviyesinde hareket eden altın için 1600 dolar seviyelerinin hedef olduğunu belirtmiştik. Nitekim bu gerçekleşti. Şimdi sarı maden için acaba tamam mı devam mı olacaktır. Çünkü her yeni rekor seviyesinden sonra alıştığımız tepki satışları bu seferde kendisini gösterecek mi yoksa altın 1600 doları geçtikten sonra mı gerçekleşecek bunu ilerleyen zamanlarda göreceğiz. Eğer altında kar realizasyonları oluşursa 1560 ve 50 günlük hareketli ortalama seviyesi olan 1527 dolar seviyesine kadar geri çekilmesi kaçınılmaz olacaktır. Ancak altın için genel görünüme baktığımızda düşüşlerde alımların önerilebileceği ve altın fiyatlarının 1618 dolar seviyesini geçebileceğini söyleyebiliriz. Bu hafta gerek Euro bölgesindeki sorunlu ülkelerden gelecek olan haberler gerekse ABD’den gelecek olan bilanço ve makro-ekonomik haberler altının seyrini etkileyecektir. Bu yüzden de uzun vadeli pozisyon açmak yerine kısa vadeli destek-direnç kırılışlarına göre pozisyon açmak riskinizi minimize etmek adına önemlidir.

Pivot 1585
Destek 1590-1580-1575
Direnç 1600-1605-1618
kaynak:mynet

Dolar 1.66 lirayı aştı

İstanbul serbest piyasada dolar 1,66 lirayı aştı.
Açılışın ardından serbest piyasada dolar 1,6610, avro 2,3320 liradan satılıyor.

Geçen haftayı 1,65 liradan tamamlayan dolar, sabah yine aynı fiyattan açılırken, açılışın ardından 1,6600 liranın üzerine çıktı.

Serbest piyasada dolar şu dakikalarda 1,6560 liradan alınırken, 1,6610 liradan satılıyor.

Bankalar arası piyasada dolar kotasyonları ise saat 09.45 itibariyle alışta en düşük 1,6550 lira, en yüksek 1,6580 lira, satışta en düşük 1,66 lira, en yüksek 1,6640 lira seviyesinde bulunuyor.

Uzun süredir kalıcı yükseliş gösteremeyen dolar, 2009 yılı başından sonra artışa geçerek, daha önce Mart 2003'te gerçekleştirdiği 1,7700 zirvesini aşmıştı. 9 Mart Pazartesi günü 1,8200'lere kadar çıkarak TL karşısındaki rekorunu yenileyen ve ardından gerileyen dolar, yıl ortasına gelindiğinde 2009 başındaki seviyelerine tekrar geri dönmüştü. Dolar 2009 yılını 1,5000'ün altında 1,4970 liradan tamamlamış, 2010 yılını ise 1,55 liradan kapatmıştı.

17 Temmuz 2011 Pazar

Petrol, iyi gelen verilerle yükselişte

ABD'de tüketici fiyatları endeksinin beklenenden düşük gelmesi ve Citigroup'un iyi gelen kâr rakamlarıyla petrol fiyatları yükselerek bu haftaki düşüşünü telafi etti.
ABD'nin üçüncü büyük bankası Citigroup'un karının yüzde 24 artması ve tüketici fiyatları endeksinin yüzde 0.2 düşmesiyle vadeli kontratlar önceki kayıplarını telafi etti.

Brent tipi ham petrol, bu hafta kredi derecelendirme kuruluşları Moody's ve S&P'nin ABD'nin kredi notunu negatif izlemeye almasıyla yüzde 1.3 değer kaybetti. Bloomberg anketine katılan trader ve analistlere göre, petrol fiyatları önümüzdeki hafta yeniden yükselişe geçebilir.

Eylül vadeli Brent tipi petrolün varili ICE Futures Europe'ta yüzde 0.7 yükselerek 117.09 dolar oldu. Erken saatlerde kontrat yüzde 0.7 kadar değer kaybetmişti.

Ağustos vadeli petrol ise Nymex'te 43 sent yükseldi ve 96.12 dolar oldu. Kontrat, dün 2.36 dolar düşerek 95.69 dolarla 11 Temmuz'dan beri en düşük seviyeyi görmüştü.

Bloomberg anketine katılan 30 analistten 13'ü veya yüzde 43'ü petrolün önümüzdeki hafta yükseleceğini öngördü. 11 kişi fiyatların düşeceğini belirtirken 6 kişi ise ufak değişiklik olacağı tahmininde bulundu.

15 Temmuz 2011 Cuma

Altın Fiyatları 15.07.2011

 AlışSatışÖnceki S.DeğişimSaat
24 Ayar Altın Fiyatı83,9584,384,25+0,00119:06
Altın / Ons Fiyatı1588,511589,211588,83+019:06
Altın Kg / Dolar Fiyatı508005082050760+0,00119:06
22 Ayar Altın Fiyatı76,3977,2277,17+0,00119:06
14 Ayar Altın Fiyatı48,6949,3249,29+0,00119:06
Çeyrek Altın Fiyatı134,48138,30138,22+0,00119:06
Yarım Altın Fiyatı267,96273,60273,44+0,00119:06
Tam Altın Fiyatı535,76548,21547,89+0,00119:06
İkibuçuklu Altın Fiyatı1.344,201.367,021.366,21+0,00119:06
Beşli Altın Fiyatı2.687,402.730,032.728,43+0,00119:06
Kalın Çeyrek Altın139,02142,51142,72+0,00119:06
Kalın Yarım Altın277,54281,81281,65+0,00119:06
Kalın Tam Altın554,37563,32562,99+0,00119:06
Kalın İkibuçuklu1.385,381.408,161.407,33+0,00119:06
Kalın Beşli Altın2.770,552.811,222.809,56+0,00119:06

Altın fiyatları analizi 15.07.2011

Sarı maden ABD’den herhangi bir açıklama sonrası hassaslığına devam etmekte ve rekor üzerine rekor kırmaktadır.
Lider Forex Tarafından Hazırlanan Altın Fiyatları Raporu:

Sarı maden ABD’den herhangi bir açıklama sonrası hassaslığına devam etmekte ve rekor üzerine rekor kırmaktadır. Moody’s’in ABD’nin kredi notunu düşürebilme uyarısı ile 1594 dolar seviyesine kadar yükselen sarı maden bu seviyelerden başlattığı satışlarla gün içerisinde 1580 dolar seviyesine kadar geriledi. Bu gerileme sonrası tekrar yükselmeye çalışan sarı maden ise şuanda 1583,27 seviyesinde hareketini gerçekleştirmektedir. Daha önceki analizlerimizde de söylediğimiz üzere alışık olduğumuz senaryonun gerçekleşmesi altın fiyatlarında sert satışların gelebileceğini söyleyebiliriz. Yeni rekor seviyelerden başlattığı kar realizasyonları nedeniyle yüksek seviyelerden alışık olduğumuz kar satışları altın fiyatlarında ne zaman gerçekleşecek bu durumu ilerleyen zamanlarda göreceğiz.

Sarı maden için bu seviyelerde temkinli olunmalı ve doyum noktasına kısmen ulaşan bir emtia da bu seviyelerden daha da yükselecek düşüncesi ile alım pozisyonu açmak yatırımınızın riskini artmasına neden olmaktadır. Alışık olduğumuz senaryonun gerçekleşmesi durumunda altın fiyatlarının 50 günlük hareketli ortalama seviyesi olan 1526,74 dolar seviyesine kadar gerilemesinin beklemekteyiz. Bu durumun gerçekleşmesi 1600 direncini geçmesi ile bozulabilir. Bu yüzdende de daha net işlem pozisyonları için pivot seviyesine yakın yerlerde işlemler açabilir ve riskinizi minimize edebilirsiniz. Haftanın son işlem günü ABD borsalarının açılışıyla beraber sert hareketler beklenen sarı maden ABD’den gelecek olan haberler nedeniyle de hareketlenebilir.
Pivot 1575
Destek 1580-1570-1563
Direnç 1588-1593-1605"

13 Temmuz 2011 Çarşamba

Düğün mevsiminde altın yine rekor kırdı

Avrupa ülkelerinin borç sorunlarına ilişkin endişelerin riskten kaçışı tetiklemesi sonucu külçe altının gram fiyatı 82.35 TL'yi aştı.
Bir bankanın altın piyasaları yetkilisi, "Global olarak piyasalarda riskten kaçış altına destek oluyor ve ons altın fiyatı yükseliyor. Cari açık gibi iç tedirginlikler nedeniyle başta Türkiye olmak üzere gelişmekte olan ülkelerden çıkışları da tetikliyor. Bu durumda dolar/TL'de yaşanan yukarı hareket altının TL fiyatının da hızla yükselmesine neden oldu. Riskten kaçma eğilimi tersine döndüğünde altın fiyatı bir miktar gerileyecek, TL de değerlenecektir ve altının TL fiyatında hızlı bir gerileme görebiliriz. Böyle bir harekette ons altın fiyatının ilk etapta 1,525 dolar seviyelerine gerilemesini bekleyebiliriz." değerlendirmesinde bulundu. Altın haziran ayında da yatırımcıyı sevindirdi. Finansal yatırım araçlarından külçe altın, haziranda aylık bazda yatırımcısına en fazla reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 'Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları Haziran/2011'' raporuna göre haziran ayında en yüksek reel getiri ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 2,76, TÜFE ile indirgendiğinde de yüzde 4,26 oranlarıyla külçe altında gerçekleşti. Doları ise yüzde (-)4,39 ile yatırımcısına kaybettirdi.

Öte yandan Dünya Altın Konseyi tarafından hazırlatılan "Enflasyon ve Deflasyonun Altın Üzerindeki Etkisi'' başlıklı raporda, diğer mal varlıklarıyla kıyaslandığında altının hem yüksek enflasyon hem de deflasyon senaryolarında iyi bir performans sergilediği belirtildi.