9 Ağustos 2012 Perşembe

Altının kilogramı 92 bin 600 lira oldu

İstanbul Altın Borsası Endeksi önceki kapanışa göre yüzde 0,24 değer kazandı.

İstanbul Altın Borsası (İAB) Endeksi önceki kapanışa göre yüzde 0,24
değer kazanırken, altının kilogramı kapanışta 92 bin 600 lira oldu.

Altın piyasasında 1 işlemde 1 milyon 852 bin liralık ve 29 işlemde 96
milyon 431 bin 346,46 dolarlık işlem hacmi gerçekleşti.

Gümüş piyasasında ise 1 işlemde 2 milyon 169 bin 450 liralık ve 3
işlemde 257 bin 422,73 dolarlık işlem hacmi kaydedildi.

İAB'de bugün işlem hacmine göre en fazla işlem gerçekleştiren kurumlar
Kuveyt Türk, Kaloti Jewellery, Rona Döviz, Olgaç Döviz ve Atasay Döviz
olarak sıralandı.

Altında bu seviye kırılırsa fiyatlar patlar

Bir yıldır düşüş eğiliminde olan altın yükseliş sinyalleri vermeye
başladı. Yukarıda 1.640 dolar kırılırsa fiyatlar patlar.

Altın fiyatlarında 1.920 dolar seviyelerinden başlayan ve son 1 yıldır
devam eden satış baskısı son bulmak üzere.

Teknik olarak her geçen gün dip seviyesi bir üst kademeye çıkan altın
fiyatlarında 1.640 dolar direnci kırılırsa, yükseliş hacim kazanacak.
İntegral Menkul Değerler tarafından yapılan analize göre, büyük bir
olasılıkta yakın tarihte şahit olacağımız bu senaryoda altın
fiyatlarının 1.700 dolar ve üzerini görmesi zor değil.

Altın fiyatlarında geçen yıl Ağustos ayında 1.920 dolar seviyesinden
gerçekleşen sert satış baskısıyla son bir yılda girilen düşüş trendi
etkisini hala sürdürüyor. Ancak teknik olarak her geçen gün dip
seviyesi kademe kademe yükselen altın fiyatlarında yükseliş eğilimi
başlıyor.

İntegral Menkul Değerler tarafından yapılan analize göre, altın
fiyatlarında 1.640 dolar direncinin kırılmasına bağlı olarak patlama
yaşanması zor değil. 1.640 dolar seviyesindeki önemli direncin
kırılmasının yükselişe hacim kazandıracağı vurgulanan analizde, bu
durumda altın fiyatlarının kademeli olarak 1.700 dolar ve üzerini
zorlayabileceği belirtiliyor.

Temel ekonomik veriler ele alındığında Çin'de enflasyonun üst üste
dört ay soğuduğuna dikkat çeken İntegral Menkul Değerler Analisti Ozan
Batu, "ABD'de işsizlik başvurularının yükseldiği tahmini sonrası
merkez bankalarının küresel ekonomiyi desteklemek adına daha fazla
adım atacağı yönündeki beklentiler iyimserliği körüklüyor ve altın
fiyatlarında da yükselişler görülüyor. Son günlerde yaşanan sert satış
baskısı sonrasında altının 1.600 doların alt bölgesinde bulunmak
istemediğini açıkça görüyoruz" diye konuştu.

Potansiyel Yükselen Üçgen Formasyonu mu oluşuyor?
Geçtiğimiz Mayıs ayının ilk günlerinden itibaren fiyat hareketliliği
incelendiğinde, altın fiyatlarında oluşan dip seviyelerinin her geçen
gün bir üst kademeye yükseldiğine dikkat çeken Ozan Batu, "Yükseliş
hareketleri ise 1.630 ile 1.640 bandında hız kesiyor. Teknik anlamda
ele aldığımızda potansiyel bir yükselen üçgen formasyonunun
oluşabileceğini düşünmekteyiz" dedi.

1.640 dolar seviyesindeki üst direnç bölgesinin kırılması halinde
potansiyel yükselişin hacim ile desteklenebileceğini kaydeden Batu şu
değerlendirmede bulundu: "Önümüzdeki günlerde 1.640 dolar direnç
seviyesi yakından takip edilmeli. Bu seviyenin aşılabilmesi halinde
sırasıyla 1.668, 1.682 ve 1.700 dolardaki direnç seviyelerine kadar
alımlar etkili olabilir."

3 Ağustos 2012 Cuma

Altın uçacak iddiası

Wall Street Journal gazetesi, küresel çapta hububat fiyatlarının
artmasının altın fiyatlarını uçurabileceği uyarısını yaptı.

Analistler yılbaşından bu yana fiyatında çok ciddi yükselişler
yaşanmayan altının, küresel enflasyondan korunmak isteyen
yatırımcıların bu emtiaya yönelmesiyle yükselebileceğine işaret etti.

İsviçre merkezli UBS Bankası'nın analistlerinden Edel Tully, "Yükselen
gıda fiyatları elinde fazlasıyla altın rezervi bulunduran Çin ve
Hindistan gibi ülkelerde enflasyona kalkan olması için altın
alımlarını artırabilir" dedi.

2009 ve 2010'DA DA YAŞANMIŞTI

UBS'e göre, Çin'deki Tüketici Fiyatları Endeksi'nin yüzde 30'u,
Hindistan'da ise yüzde 50'si gıda fiyatları ile belirleniyor.

Bununla birlikte bu iki ülke dünyanın en fazla altın alan iki ülkesi
konumunda. 2011'de küresel altın talebinin yüzde 42'si Çin ve
Hindistan'dan gelmişti.

Fransa merkezli BNP Paribas bankasının analisti Anne-Laure Tremblay,
"2009 ve 2010'da hem Çin hem de Hindistan'da gıda alanında yüksek
enflasyon görüldü ve bu da altına olan talebi ciddi oranda artırdı"
dedi.

Gıda fiyatlarında görülecek enflasyon, gelirlerinin büyük kısmını
gıdaya harcayan gelişmekte olan ülkelerde çok daha önemli bir sorun
olarak kabul ediliyor.

ALTIN FİYATLARI YILBAŞINDAN BU YANA SAKİN

Diğer yandan altının ons fiyatında yılbaşından bu yana çok büyük bir
yükseliş görülmedi. Altının onsu yılın ilk sekiz ayında yüzde 1.4
oranında yükselerek 1.587 dolara çıktı.

ABD başta olmak üzere küresel çapta yaşanan kuraklık, hububat ve mısır
fiyatlarını son zamanların en yüksek seviyelerine çıkardı. Bu
yükseliş, gıda fiyatlarında enflasyon riskini ciddi şekilde tetikledi.

Chicago Borsası'nda işlem gören soya fasulyesinin fiyatı bu yıl yüzde
3.5 yükseldi, mısırın vadeli fiyatı ise yüzde 3'e yakın primli. 20
Temmuz'da soya ve mısır vadelileri rekor kırdı.