28 Haziran 2011 Salı

Dolar neden yükseliyor?

Yükselişe geçen dolar dün 1.6475 TL ile iki yılın en yüksek seviyesini gördü.
Yunanistan’a yönelik endişeler, cari açık kaygıları ve Merkez Bankası’nın faizi sabit tutmasıyla yükselişe geçen dolar dün 1.6475 TL ile iki yılın en yüksek seviyesini gördü

Yunanistan’a yönelik kaygıların devam etmesinin yanı sıra içeride cari açığa ilişkin endişeler ve siyasi riskin de fiyatlamasıyla TL, dolar karşısında değer kaybını sürdürüyor.

Dolar dün 1.6475 lira ile 2 yılın yüksek seviyesini gördü. Dolar böylece, 2010 Kasım ayında gördüğü dip seviyeden bu yana yüzde 18 değer kazandı. Bu yıl içinde en düşük seviyeyi gördüğü 8 Nisan’dan bu yana ise yüzde 9.8 yükseldi.

Euro 2.3260 TL

Euro da 2.3260 ile Mart 2009’dan bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Bankacılar, Yunanistan kaygıların sürmesi ve içeride de herhangi bir adım atılmaması durumunda dolar/TL’de yükselişin 1.70’e, sepet bazında ise 2.00 seviyelerinin görülebileceğini belirtti.

Gün boyunca yüzde 1’e yakın değer kaybeden İMKB endeksi de günü yüzde 0.19 düşüşle 61.953 puandan tamamladı.

Sepet 2’ye yaklaştı

Bankacılar, dolar/TL ve döviz sepeti üzerindeki yukarı yönlü baskının TCMB’den faiz artırımı gelmeden hafiflemesini beklemiyor. Öte yandan, Merkez’in kısa vadede döviz alım ihalelerini durdurması ya da miktarı azaltabileceği ifade ediliyor.

13 Haziran’dan bu yana yaklaşık yüzde 3.6 değer kaybeden ve Mart 2009’dan bu yana en yüksek olan 1.9926’ya kadar yükselen döviz sepetinde (0.5 euro+ 0.5 dolar) mevcut seviyelerin döviz alım ihalelerinin durdurulması için uygun seviyeler olduğuna dikkat çekiliyor.

TCMB, sepet 1.95 seviyesine geldiğinde döviz alım ihalesi 50 milyon dolardan 40 milyon dolara düşürmüştü. Döviz sepeti Nisan 2009’da 2.04 ile tarihi zirvesini görmüştü.

Dolar niye yükseliyor?

* Yunanistan’a yönelik endişeler devam ediyor. Ayrıca, sorunların İtalya ve İspanya’ya yayılabileceği kaygılarıyla dolar yurtdışında da değer kazanıyor.

* Cari açığın yılsonu itibariyle GSYH’nın yüzde 8’i civarında olması bekleniyor. Bu durum TL üzerinde baskı yaratıyor.

* Mayısta yüzde 7’yi aşan enflasyon ve Merkez’in faizi sabit tutma eğilimi TL’yi zayıflatıyor. Ayrıca, kredilerdeki artışın sürmesi önlem beklentilerini artırıyor.

* Yatırımcılar, Türkiye’ye yönelik siyasi riski de fiyatlamaya başladı.

MERRYL LYNCH

‘Önlemler fazlasıyla gecikti’

Merrill Lynch tarafından yayımlanan raporda, TL’nin seyrinde 3. çeyreğin belirleyici olacağı belirtilerek, ekonomiyi yavaşlatma adına alınacak önlemleri fazlasıyla geciktiği ve bir şey yapılmazsa TL’deki olumsuz seyrin devam edeceği ifade edildi. Raporda, “Borsada pozisyonlar 5 yılın en düşük seviyesinde, döviz piyasasının ise TL için kısa olduğu göz önüne alındığında, sıkılaştırma, bir politika kazası riski azaldığından TL’nin daha iyi performans göstermesini sağlayacaktır” denildi.

COMMERZBANK

‘Ekime kadar kur baskı altında’

Commerzbank analisti Thu Lan Nguyen tarafından hazırlanan raporda, TCMB’nin “inadını” sürdürerek yüksek kredi büyümesi ve enflasyonist baskılara rağmen düşük faiz politikasını koruduğu, yatırımcıların ana sorusunun ise uzun süredir beklenen faiz politikası değişikliğinin ne zaman gerçekleşeceği olduğu belirtildi. Raporda, “Ekim faiz değişimi için en gerçekçi tarih. Ancak o zaman kurda önemli derecede iyileşme görülecek, o zamana kadar ise baskı altında kalacaktır” denildi.

TEB

‘Cari açık riski net görülüyor’

TEB Hazine Direktörü Levent Güven, TCMB’nin para politikasına karşı yabancıların şüpheli bir yaklaşımı olduğunu; sıcak para girişinin de azalmasıyla cari açık riskinin net bir şekilde görüldüğünü ve dövizde yukarı harekete neden olduğunu söyledi. Güven şöyle devam etti:

“Sepet bazında 2 seviyesi önemli. TCMB uyguladığı politikaların etkilerinin 3. çeyrekte görüleceğini söylüyor. Önümüzdeki dönem cari açık verileri olumlu gelirse, TL daha cazip hale gelir.”

DENİZBANK

‘1.65’ten sonra 1.68-1.70 önemli’

Denizbank’tan kıdemli işlemci Yağız Oral, TL’nin değer kaybında cari açığın etkili olduğunu belirterek, “Dış piyasalardaki olumsuz seyir de etkili. Döviz, faiz üzerinde kurulan baskıyı yansıtıyor. Hem büyüme çok yüksek, hem enflasyon artıyor, hem de cari açık önemli noktalarda” diye konuştu. TCMB bir adım atmadığı sürece TL’nin değer kaybedeceğini ancak günlük döviz alım ihaleleri durdurulmadan faiz artırımına gitmeyeceğini söyleyen Oral, “1.68-1.70 seviyeleri önemli” dedi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi:

‘İhracatçıyı etkiliyor’

“Kur yıllarca baskı altındaydı. Kasımdan beri Merkez Bankası doğru adımlar atıyor. Türkiyenin cari açığının kısa vadeli tedbiri ihracatın artıp ithalatın azalması. Bunun en kısa yollu çözümü de kurla olacak. Tabi ki ihracatçılar olarak hızlı kur artışını tasvip etmiyoruz. Bu ihracatçıyı olumsuz etkiliyor. Yine de rekabetçi kurlarla ihracat yapmak istiyoruz. TİM olarak doların 1.70’e kadar çıkacağını ve orada kalacağını düşünüyoruz.”

Enflasyon baskısı

Akbank Ekonomik Araştırmalar’ın yayımladığı notta, TL’nin seyrinde yurtdışı piyasalarda risk alma iştahı ve yurtiçinde cari açığa ilişkin alınacak önlemlerin etkili olacağı belirtildi. Açıklamada, “TL’nin değer kaybının enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı yaratması durumunda, TCMB’nin döviz alım ihalelerinin miktarını azaltması olası gözüküyor. 100 milyar dolara yaklaşan döviz rezervi, TL’nin değerinde aşırı bir oynaklığa karşı TCMB’ye hareket alanı sağlıyor” denildi.

Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder