21 Haziran 2011 Salı

Akaryakıtta şeytani plan

Akaryakıt simsarları dünyada milyonlarca dolar yatırım gerektiren
kullanılmış lastiği yakıta döndürme formülünü Türkiye'de üretti.
Türkiye'de ilk kez yakalanan bu tür yakıt TÜBİTAK tarafından
incelemeye alındı. Yetkililer bu yakıtın nasıl yapıldığını araştırmaya
başladı. Ancak nerede yapıldığını gizliyorlar.

Petrol fiyatlarındaki yükselişe bağlı olarak artan akaryakıt fiyatları
ucuz ve kaçak akaryakıta olan talebin giderek artmasına neden oluyor.

Ucuz akaryakıta talebin artmasını fırsat bilen sahteciler ise mevzuat
ve denetim eksikliğinden de yararlanarak yasadışı yollarla akaryakıta
alternatif olacak çeşitli maddeler üretmeye devam ediyor.

Akaryakıt sahteciliğinin arkasındaki çarpıcı bir gerçek daha ODTÜ PAL
laboratuvarına analiz için getirilen numunelerin incelenmesi sonucunda
ortaya çıktı.

İsmi gizli tutulan bir kurumun yaptığı denetimlerde ele geçirilen ve
atık lastikten elde edildiği tespit edilen yağ, motorin ya da
fueloille karıştırıldığında akaryakıta dönüşebiliyor.

Analizleri yapan ODTÜ PAL'in Başkanı Prof.Dr. Ender Okandan,
Gazeteport'a yaptığı açıklamada numunelerin üretim safhasında ele
geçirildiğini piyasada satışının yapıldığına dair bir bilginin
kendilerine ulaşmadığını söyledi.

Numuneleri analize gönderen kurumların ismini gizlilik gerekçesi ile
açıklama yetkisinin olmadığını kaydeden ODTÜ PAL Başkanı
Okandan,denetime tabii olmayan bu atık ayrıştırma işleminin insan ve
çevre sağlığı için ciddi tehlikeler yaratacağı konusunda uyarıda
bulundu.

Ender Okandan, Türkiye'de atık lastiklerin kimyasal işlemden
geçirilerek ayrıştıran Piroliz tesislerinin bulunmadığına dikkat
çekerek," Bu tür ayrıştırma işlemleri tamamen kayıtdışı ve denetimsiz
olarak yapılıyor. Bu ürünler yakıt olarak kullanılacaksa ilgili
bakanlıkların işletmelere lisans vererek denetim ve kontrol altına
alması gerekiyor.Bu sıvının nerede ve nasıl kullanıldığını takip etmek
için bu bir zorunluluk" dedi.

Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası
yetkilileri ise akaryakıt sahtecilerinin sıradışı yöntemlerle piyasaya
akaryakıta alternatif olacak insan ve çevre sağlığına zararlı maddeler
üretmekte sakınca görmediklerini belirterek, tehlikenin boyutlarına
bir kez daha dikkat çekiyorlar.

10 numara yağın denetimsiz bir şekilde üretilip satıldığını ve
bakanlıkların bu konuda yetersiz kaldığını belirten TABGİS yetkilileri
sahte akaryakıtta gelinen boyutun sanıldığından daha ciddi ve büyük
olduğunu da dile getirerek, " Atık lastikten çıkarılan yağın akaryakıt
olarak piyasaya sürülmek istenmesi olayın vahametini ortaya seriyor"
yorumunda bulundu.

Lasder verilerine göre Türkiye'de yıllık ömrünü tamamlamış yaklaşık
300 bin ton civarında. Yasa kapsamında lastik üreten firmalar
birleşerek Lasder adında bir dernek kurdular. Lasder, lastik üreticisi
firmalar adına atık lastikleri toplayarak geri dönüşüm tesislerine
ücretsiz olarak veriyor.

Türkiye'de atık lastikler sadece kırma yöntemi ile tekrar ekonomiye
kazandırılabiliyor.Atık lastiğin hava kullanmadan ısıtılarak gaz, sıvı
yakıt ve kömür yani karbona dönüştürülmesi işlemi olan Piroliz
işlemini yapan tesis bulunmuyor.

Piroliz uygulaması sonucunda geri dönüşüm, işleme giren atık lastikten
%35-%42 oranında yağ, %35-%45 oranında Karbon Siyahı ,%12-%15 oranında
Atık Çelik Tel ve % 7-%12 oranında Gaz ayrıştırılıp farklı ürünlere
dönüştürülebiliyor.

Geri dönüştürülen lastikten elde edilen yakıt ilk aşamada ham petrol
görünümünde, ancak bir başka işlemlerle zeytin yağ görünümüne
getirilebiliyor.

Lasder Genel Sekreteri Bahadır Ünsal, her yıl Türkiye'de 180 bin ton
atık lastiğin ortaya çıktığını ve geçen yıl Lasder'in sorumluluğu
dahilindeki 63 bin ton lastiği toplayarak isteyen firmalara
dağıttığını belirterek" Derneğimize üye 9 firma var. Bu firmalar
Türkiye'de satılan lastiklerin yüzde 75'ini temsil ediyor. Yani biz
yüzde 75'in yüzde 50'sini toplayarak sorumluluğumuzu yerine
getiriyoruz. Geri kalan ürünlerin takibi ise Çevre ve Orman
Bakanlığı'nın kontrolünde. Kalan atık lastiklerin nasıl ve ne şekilde
değerlendirildiğinin denetimi bu bakanlığın sorumluluğunda bulunuyor"
dedi.

KALAN LASTİKLER NEREDE KULLANILDI?

Açıklamalara göre, 180 bin ton atık lastikten sadece 63 bin tonunun
nerede ve nasıl kullanıldığı denetlenebiliyor. Kalan 117 bin ton atık
lastiğin akıbeti ise belli değil.

Sektör yetkilileri Piroliz işleminin tesis, bilgi ve donanım
gerektirdiğine de dikkat çekerek atık lastikten yağ ayrıştırma
işleminin basit bir merdiven altı üretimle izah edilemeyeceğini tam
tersi organize ve bilinçli bir çalışmanın olabileceğine dikkat
çekiyorlar.

Yetkililer, devletin 10 numara yağda olduğu gibi tedbir almakta
gecikmesi halinde akaryakıt sahteciliğinin önünün alınamayacağını ve
bundan hem Türk ekonomisinin hem de insan ve çevre sağlığının zarar
göreceği görüşünde birleşiyorlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder