21 Şubat 2011 Pazartesi

Altında yeni rekorlar bekleniyor

Parlak sarı madenin güçlü seyrini 2011 yılında da sürdürmesi bekleniyor. Peki, hangi seviyeye kadar yükseliş öngörülüyor?
Parlak, sarı, hava ve sudan etkilenmeyen kaosla beslenen bir maden altın… İnsanoğlunun yüzyıllar boyu vazgeçemediği değerli bir emtia… Bugün sanayinin de vazgeçilmez hammaddesi konumuna gelen altın, son dönemde en cazip yatırım aracı. Her koşulda ‘güvenli liman olarak’ görülüyor. Finansal krizle başlayan yükseliş Çin ve Hindistan’dan gelen yüksek taleple zirveye ulaştı. Ve altın 1.423 dolara kadar çıkarak tarihi rekorunu kırdı. Orta Doğu’da patlak veren isyanlar yatırım araçları içerisinde altını yeniden ön plana çıkardı, fiyat yeniden 1.400 doların üzerine çıktı. Dünya altın ithalatında 5. sırada olan Türkiye için altının yeri başka… Türkiye, takı ve mücevherat üretiminde dünya pazarlarında İtalya kadar önemli bir konuma sahip. İthal edilen altınların önemli bir kısmı işlenerek tekrar yurtdışına satılıyor. Ayrıca düğünlerdeki takı merasimleri ve halkın altına olan ilgisi de ülkemizi dünya altın ticaretinde ön sıralara taşıyor.

Gözlerin yeniden ‘parlak sarı madene’ çevrildiği bir dönemde Türkiye’deki altın piyasalarını ve bu değerle emtianın geleceğini Altın Borsası Başkan Vekili Osman Saraç ile konuştuk.

-Türkiye yıllık kaç ton altın ithal ediyor? Rakamsal olarak ithalat ve ihracat rakamlarını kıyaslar mısınız?

Türkiye yıllık ortalama 150 – 200 ton civarı altın ithal etmekte olup, son yıllarda ithalat artan hurda altın arzına ve rekor seviyelerdeki altın fiyatlarının mücevher talebini olumsuz yönde etkilemesine bağlı olarak önemli ölçüde düşüş kaydetmiştir. Aşağıdaki tabloda 2002 yılından itibaren İstanbul Altın Borsası üyelerince gerçekleştirilen altın ithalatı ile İMMİB Değerli Maden Değerli Maden ve Mücevherat İhracatçıları Birliği üyelerince gerçekleştirilen değerli maden ve mücevher ihracatı yer almaktadır.



Ülkemize ithal edilen altınların büyük bir kısmı mücevher imalatında kullanılmakta olup, bunun yanı sıra hatıra paraya çevrilerek veya külçe şeklinde yatırım amaçlı olarak kullanılmaktadır. Ülkemizin gelişmiş kuyumculuk sektörü tarafından mücevhere çevrilen altınların bir kısmı ihraç edilmekte olup, bir kısmı da yurtiçinde tüketicilerce talep edilmektedir. Yukarıdaki tabloda belirtilen ihracat rakamlarına ayrıca Kapalıçarşı ve Güney bölgelerindeki kuyumculardan turistlere yapılan mücevher satışlarını yani endirekt ihracatı da eklemek gerekir ki bu durumda ihracat rakamının iki mislinden fazla yukarı çekilmesi gerekmektedir. Bu durum da bize ülkemize ithal edilen altınların üzerine katma değer eklenerek mücevhere çevrilmesi sonucunda altın ithali için yurtdışına çıkan dövizin büyük bir kısmının yeniden yurda geri getirildiğini göstermektedir.

-Altın, gümüş ve platinden sonra yeni madenleri borsaya taşımayı planlıyor musunuz?

Altın, gümüş ve platinden sonra paladyumun da Borsamızda işlem görmesi planlanmaktadır. 1995 yılında faaliyete geçen Borsamızda açılışından 1999 yılına değin sadece altın işlem görürken, 1999 yılından sonra altının yanı sıra gümüş ve platin de işlem görmeye başlamıştır. Dünya genelinde Kıymetli Madenler kompleksinin içerisinde altın, gümüş ve platinin dışında paladyum da yer almaktadır. Bununla beraber platin gibi paladyumun da arzı sınırlı ve piyasası sığdır. Paladyum büyük ölçüde taşıtların eksoz emisyonlarını düşüren oto katalizörlerde kullanılmakta, bunun yanı sıra elektronikte, dişçilik, mücevherat ve kimyasal alanda da kullanılmaktadır. Paladyumun da endüstriden gelebilecek talebe bağlı olarak öncelikle ülkemizde geçerli mevzuatta kıymetli maden kapsamına sokulması ve daha sonra da Borsamızda işlem görmeye başlaması tasarlanmaktadır.

Bunun yanı sıra İstanbul Altın Borsası tarafından kurulması düşünülen Baz Metaller Piyasası’nda İstanbul Altın Borsası şemsiyesi altında endüstriyel metaller borsası veya piyasasının açılması ve piyasada alınıp satılan bakır, alüminyum, çinko kalay, nikel , kurşun, demir ve çelik gibi metaller için saklama ve takas işlemlerinin gerçekleştirilmesini sağlayan lisanslı depoculuk faaliyetlerinin yapılanması öngörülmektedir.

-İstanbul altın Borsası internet işlemlerine ne zaman başlayacak?

Borsamız, 2008 yılı basında 24 saat seans uygulamasına geçmiş ve gece seanslarını internet üzerinden gerçekleştirmeye başlamıştır. Yanı sıra Borsamızın bu yıl içerisinde faaliyete geçirmeyi planladığı yeni internet tabanlı işlem sistemi sayesinde bireysel yatırımcıların yine Borsa üyeleri vasıtasıyla ancak internet üzerinden kıymetli maden alım satım emirlerini daha hızlı ve etkin bir şekilde Borsamıza iletmeleri planlanmıştır. Bu durumda bireysel yatırımcı ilgili Borsa üyesinin kendisine sağladığı internet sitesindeki emir giriş ekranı vasıtasıyla kıymetli maden alım satım emirlerini Borsamıza iletebilecektir.

-İMKB bazı birimlerini Ataşehir’deki Finans Merkezi’ne taşımayı planlıyor. Sizin de böyle bir planınız var mı?

Borsamız aynı zamanda kıymetli madenlerin fiziki takasını gerçekleştiriyor olması nedeniyle bu faaliyetlerinin fiziki altın ticaretinin merkezi olan Kapalıçarşı’ya yakın olması önem arz etmektedir. Öte yandan İstanbul Altın Borsası halen Karaköy’de bulunan hizmet binasında faaliyet göstermekte olup, İstanbul Finans Merkezi projesi kapsamındaki gelişmelere bağlı olarak gelecekte durum değerlendirmesi yapacaktır.

-Altının 2010 yılındaki toplam değer artışı yüzde 30 olarak açıklandı. Bunu oranı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Altının 2010 yılında toplam olarak % 30 oranında etkileyici bir değer artışı kaydetti. ABD’deki ekonomik görünüm belirsizliğini sürdürürken ve Avrupa’nın borç krizi sürerken döviz kurlarında, hisse senetlerinde ve bonolarda artan volatiliteye karşı alternatif arayan yatırımcıların alımlarıyla 2010 yılında böyle yüksek bir değer artışı kaydedildi. Son yıllarda ard arda rekor seviyeye ulaşan altın fiyatları altın talebinin en büyük kısmını oluşturan mücevher talebinde düşüşe neden olmuştur. 1993 – 2000 yılları arasında toplam altın talebin ortalama %78’ini oluşturan mücevher talebi 2009 yılından beri toplam altın talebinin % 50’den azını oluşturmaktadır. Bununla beraber altının son yıllarda bir yatırım olarak giderek daha fazla önem kazandığını görmekteyiz. Altın mücevher talebindeki düşüş yatırım talebindeki artışla karşılanmakta ve bu da fiyatların yükselmesini sağlamaktadır. Altına dayalı borsa yatırım fonlarının piyasaya girmesiyle beraber yatırım amaçlı altın talebinin toplam talep içerisindeki payı % 15’ten % 30 civarına yükselmiştir.

-Altındaki yükselişin nedeni olarak yatırımcıların para piyasasına olan güveninin azalması gösterilebilir mi? Size göre bunun nedeni nedir?

Özellikle son yıllarda dünya genelinde kağıt paralara olan güvenin azalması alternatif bir varlık olarak görülen altın talebinde artışa yol açtı ve fiyatların son yıllarda hızlı bir şekilde değer kazanmasına neden oldu. Altın diğer para piyasası enstrümanlarına göre sağlam bir varlık olarak görülmektedir. Devletler tarafından desteklenen para birimleri ya da şirketler tarafından ihraç edilen hisse senetlerinin tersine altın kimsenin yükümlülüğü değildir. Altının ekonomik krizin yaşandığı dönemlerde değerini koruyan bir yatırım olduğu tarihsel açıdan ispatlanmıştır. Yatırımcılar böyle kriz dönemlerinde varlıklarının değerini korumak amacıyla hisse senetleri, dövizler gibi riskli varlıklardan çıkarak yani riskten kaçınarak altın gibi sağlam enstrümanlara yönelmekte olup bu da metalin fiyatının yükselmesine neden olmaktadır.

-2011 yılında altında ne kadar bir değer artışı bekliyorsunuz? Altın piyasası için 2011 yılı beklentileriniz nelerdir?

Altının güçlü seyrini 2011 yılında da sürdürmesi beklenmektedir. Reuters tarafından yapılan bir ankette piyasa analistleri ve fon yöneticileri yakın bir gelecekte finansal piyasalardaki kriz ortamının düzelmesini beklememekte, faizlerin ise düşük seyrini koruyacağını öngörmektedirler. Altın fiyatları için iddialı tahminler de bulunmaktadır. Örneğin Goldman Sachs altının bir yıl içerisinde 1,650 $/ons’a ulaşacağını öngörmektedir.

-Son yıllarda bankaların altına yönelik oluşturdukları ‘Altın Mevduat Hesapları’na ilgi ‘güvenli liman’ düşüncesi ile gün geçtikçe artıyor. Bankaların bu uygulamalarını altın piyasası açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bankalar gerek “Altın Mevduat Hesapları” gerekse de altına dayalı fonlar vasıtasıyla yatırımcıların “güvenli liman” olarak gördükleri altına olan yatırımlarının artmasını sağlamaktadırlar. Altın Türk halkı için geçmişten beri geleneksel bir öneme sahiptir. Türkiye hatıra para üretiminde yıllık 50 ton civarında üretimiyle dünyada ilk sıralarda yer almaktadır. Bankaların bu uygulamaları altını fiziki olarak saklama masraflarını ortadan kaldırmakta ve yatırımcılara altının getirisine yatırım yapma imkanı sunmaktadır. Dünyadaki uygulamalara paralel olarak ülkemizde de yaygınlaşan altına dayalı bu finansal ürünler altın piyasasının gelişimini olumlu yönde desteklemektedir. İstanbul Altın Borsası üyesi bankalar tarafından çıkartılan ve saklaması Borsamızda yapılan altına dayalı yatırım fonlar ve “Altın Hesapları” yatırımcılar için sağlam bir alternatif oluşturmaktadır. Altına dayalı fon ve altına dayalı borsa yatırım fonu satın alanların bu fonun karşılığı olarak sözleşmede belirtilen miktarda altını Borsamızda saklanmaktadır. 2010 yılı sonu itibariyle ülkemizde kurulu 14 adet altına dayalı fonun toplam altın varlıkları 8,211 kg’a ulaştı. 2010 yılı sonu itibariyle Türkiye’deki bankalarda tutulan kıymetli maden depo hesaplarının miktarı ise 2.399 milyon TL’ye yükselmiştir.

-Altında son iki gündür yükseliş trendi gözleniyor. Bu yeni bir yükseliş dalgasının habercisi olabilir mi? Yeni rekorlar beklenmeli mi?

Altın Aralık ayında 1,430 $/ons ile rekor seviyesine ulaştıktan sonra bir düzeltme kaydetti ve Ocak ayında 1,309 $/ons’a değin geriledi. Son günlerde kaydedilen bu yükselişte Orta Doğu’da yaşanan jeopolitik gerginliklerin bir güvenli liman olarak altın talebini artırması etkili oldu. Bunun yanında Çin’de açıklanan yüksek tüketici fiyat endeksi verisinden ve İngiltere’de Ocak ayındaki enflasyonun Merkez Bankası’nın hedefinin iki katına ulaşmasından sonra enflasyon endişelerinin yeniden gündeme gelmesi ve metalin de enflasyona karşı bir korunma aracı olarak değer kazanması da altının yükselişine destek verdi. Altın için 2011 yılında yeni rekorlar beklenebilir.

-Altın yatırımcılarına ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz?

Altının yüzyıllar boyunca değerini koruyan bir yatırım aracıdır. Özellikle ekonomik kriz, jeopolitik gerginlik yaşanan dönemlerde sağlam bir yatırım olarak altının ön plana çıktığı saptanmıştır. Altın yatırımcıları, altını orta ve uzun vadede yatırım yapılacak bir yatırım olarak görmeleri, özellikle geçtiğimiz yıllarda etkili bir şekilde hissedilen ekonomik kriz dönemlerinde yatırımcıların varlıklarını korumak için altına yönelmesi hususunu dikkate almaları ve özellikle yurtiçi yatırımcısının da USD/TL kurundaki değişimleri dikkate almaları gerekmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder